Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2013/98 Esas, 2014/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. İlgili kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.10.2016 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarihli kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve verilen karar 05.07.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde, kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırlmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
1. Dava konusu olay; sanığın aracında ele geçen ve ayrıca şikayetçilere ait market ve benzin istasyonundan alışveriş yapmak suretiyle tedavüle sürdüğü sahte banknotlar ile üzerine atılı parada sahtecilik suçunu işlediğine ilişkindir.
2. Merkez Bankasının inceleme ve değerlendirme raporuna göre; 6 adet 100,00 TL ve 3 adet 200,00 TL'lik banknotun sahte ve aldatma kabiliyetinin olduğu tespit edilmiştir.
1. Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli, 2017/853 Esas ve 2018/135 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas ve 2016/42 Karar sayılı kararları gözetildiğinde; bozma öncesi verilen ve sanık tarafından temyiz edilen 24.10.2014 tarihli ilk hükümde, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında erteleme hükümleri uygulanmayarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş ve bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı parada sahtecilik suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2022/6 Esas, 2022/30 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafına; “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle verilen hapis cezasının TCK.nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, TCK.nın 51/3. maddesi uyarınca 1yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.