Kısmen kabul
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in, 04.06.2016 tarihinde davalılardan ... adına kayıtlı olup, davalılardan ... ve ... tarafından işletilen ve davalı ...'nün sevk ve idaresindeki biçerdöver ile seyir halindeyken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000'er TL maddi tazminat ile, 25.000,00'er TL manevi tazminat alacağının faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini ... için 7.030,41 TL, ... için 266.221,36 TL olarak arttırmıştır.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; vefat eden ...'in müvekkillerinin çalışanı olmadığını, müteveffanın müvekkileri ile birlikte Batman'a gezmeye gittiğini, müvekkillerinin bir kusuru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacıların murisi arasında bir hizmet akdinin olmadığını, müteveffanın ölümüne sebep veren aracın müvekkilinin adına kayıtlı olması dışında müvekkilinin olayla bir bağlantısının bulunmadığını, olayda kullanılan biçerdöevir cinsi aracı müvekkilinin 28.11.2014 tarihinde sattığını, hiçbir sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... adına kayıtlı, davalılar ... ve ...' ın işletmeciliğini yaptığı biçerdöver iş makinası ile biçerdöverin operatörlüğünü yapan davalı ...' nün dava dışı ....' e ait buğday tarlasına gelerek buğday hasadı yaptığı, davalı biçerdöver operatörü ...' nün kullandığı biçerdöver ile dava dışı ...' e ait tarlanın birinin hasadını bitirip dava dışı ...' e ait diğer tarlaya gitmek için dere yatağından düz olan mercimek tarlasına girdiği veya girmeye çalıştığı sırada, davalı biçerdöver operatörü ... biçerdöveri kontrol edemeyip geriye kaçırdığı, biçerdöverin geriye gittiği sırada kaza sonucu dere yatağına doğru takla atarak devrildiği ve kaza sırasında biçerdöverin üzerinde bulunduğu anlaşılan biçerdöverin işletmeciliğini yapan davalı işverenler ... ve ...' ın işçisi müteveffa ...'in hayatını kaybettiği, hükme esas alınan kusur tespitine ilişkin denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu ile bilirkişi heyeti ek raporunda; davacılar murisi işçi müteveffa ...'in %20 oranında kusurlu olduğu, davalılar ... ile ...'ın kazaya neden olan biçerdöveri, biçerdöverin arazide kullanımı sırasında ortaya çıkabilecek tehlikelerin önceden tespit edilerek, tedbir alınması hususunda “Risk Değerlendirmesi” yapılmadan çalışmasına müsaade ettiğinden, kazaya neden olan 01-02-13003 Plaka nolu biçerdöverin, muayenesini yaptırmadan üretime yönelik çalıştırmaya başladığından, biçerdöveri biçerdöver iş makinası kullanabilme, operatörlük belgesi bulunmayan ...' nün sevk ve idaresine vermesinden, biçerdöveri sevk ve idare eden ... ile ...'e işyeri hekimi onaylı, İşe Giriş/Periyodik Sağlık Kontrolü formatında, işe giriş sağlık raporu alınmadan, İş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmeden çalışmalarına müsaade ettiğinden ve işyerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının izlenip, kontrol edilmesini ve iş makinasına çalışma anında, operatörü dışında ikinci bir şahsın binmemesi için gerekli tedbirin alınmasını sağlamadığından %50 oranında kusurlu olduğu, davalı biçerdöver operatörü ...' nün operatörlük belgesi olmadan, biçerdöveri sevk ve idare etmesi ile sevk ve idare sırasında yanına görevli olmayan ikinci bir işçiyi bindirmesinden dolayı %30 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'nın kazaya neden olan 01-02-13003 Plaka nolu Biçerdöveri, protokol sözleşmesi ile kazadan önce “.... Trakmak Traktör Alım Satım ve ..... Yem Yağ San. Tic. Ltd. Şti.” ne yeni bir “Laverda” marka biçerdöver alarak, yeni aldığı biçerdövere peşinat olarak verdiği tespit edildiği ve davalı ...' nın kaza tarihinde, 01-02-13003 plaka nolu Biçerdöver üzerinde zilyetlik hakkı olmadığından meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığının belirtildiği, hükme esas alınan tarafların kusur tespitine ilişkin denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu ile bilirkişi heyeti ek raporunda meydana gelen kaza nedeniyle herhangi bir kusuru bulunmadığı tespit edilen davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, yargılama sırasında aldırılan ve hükme esas alınan 21.04.2021 tarihli bilirkişi hesap raporu ile müteveffa ...'in babası davacı ... yönünden 7.030,41 TL maddi zararının bulunduğu, müteveffa ...'in annesi davacı ... yönünden 266.221,36 TL maddi zararının bulunduğunun tespit edildiği ve bu tespitler doğrultusunda davacıların maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, meydana gelen ölüm olayı sonucu davacılar anne ve babanın ilerleyen yaşı itibariyle kendisine maddi ve manevi destek olacak çocuklarını kaybetmekten dolayı manevi olarak ıstırap çektiklerinin, üzüntü yaşadıklarının kabulü gerektiği, tarafların kusur durumu, sosyal ve ekonomik durumları,verilecek manevi tazminatın işveren açısından bundan sonraki dönemlerde iş güvenliğini alma konusunda caydırıcı etkiye sahip olacağı kanaatiyle manevi tazminatın takdir edildiği, davacı ...'in yargılama sırasında vefat ettiği tespit edildiğinden dosya kapsamında kabul edilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden mirasçılık belgesindeki mirasçıları lehine mirasçılık belgesindeki payları oranında kabul kararı verildiği gerekçeleri ile davalı ... yönünden davanın reddine, davalılar ..., ... ve ... yönünden kısmen kabul kısmen reddine,
A) ...'in mirasçıları davacılar ..., ... ve ... yönünden 7.030,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacılara Adana ... Noterliği''nin 06.06.2018 tarih ve.... yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde tespit edilen miras payları oranında verilmesine,
B)Müteveffa ...'in mirasçıları davacılar ..., ... ve ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminata kaza tarihi olan 04.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacılara Adana ..... Noterliği''nin 06.06.2018 tarih ve ....yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde tespit edilen miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
C)Davacı ... yönünden 266.221,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacı tarafa verilmesine,
D)Davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminata kaza tarihi olan 04.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili, hükümde yanlış yazılan soyadının düzeltilmesi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin tavzih dilekçesiyle, kararda müvekkilinin adının "..." olmasına rağmen "..." olarak yazıldığını, bu hususun maddi hata olup yanlışlığın tavzih yoluyla düzeltilmesine karar verilmesini İlk Derece Mahkemesinden talep ettiği, Mahkemece, davalının isminin dava dilekçesinde ... olarak belirtildiği, yargılamanın tüm aşamalarının bu isimle yapıldığı, karar verildiği ve kararın tebliğe çıktığı, talebin ancak kanun yolu mahkemesince değerlendirilebileceği gerekçesiyle ek karar ile talebin reddine karar verildiği, davalı tarafça bu ek karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, nüfus kayıtlarına göre, davalının isminin ... olduğu, davalı tarafın vekaletnamesinde de davalı bu isimle geçmiş olup mahkemece HMK'nın 297 nci maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında ve hükümde ... ismine yer verilmesinin hatalı olduğu, davalı tarafın bu yöndeki istinaf nedeninin yerinde olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının davalının yanlış yazılan soyadının düzeltilmesi yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili, bölge adliye mahkemesi kararında, kısmen reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine belirlenen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.