İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/19 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2019/2104 Esas, 2020/637 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, "yağma fiilinin sanık ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte işlendiği halde ... hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması ve yine 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) maddesinin uygulanmaması kanuna aykırı ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu hususların eleştiri konusu yapılarak", 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
1.Temyiz dışı sanık ...'ın kendisini kurtarmak adına iftira niteliğindeki katılan beyanını destekleyen savunmasına itibar edilerek, eksik inceleme ve araştırma neticesinde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna,
2. Sanık beyanlarını destekleyen tanıklar beyanına itibar edilmeme nedeninin kararda gösterilmediğine,
3. Olay yerini gösteren kamera araştırmasının yapılmadığına,
4. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Tevsii tahkikat taleplerinin bulunup bulunmadığının sorulmayarak 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesine aykırı davranıldığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay gecesi sanık ...'un, yoldan geçmekte olan katılana sözlü şekilde sataştığı, ardından elindeki bıçağı katılanın boğazına dayayarak cüzdan ve telefonunu istediği, katılanın karşı koyarak sanık ...'a yumruk attığı, temyiz dışı diğer sanık ...'ın kavga esnasında katılanın kafasına demir boru ile vurduğu olayda, sanık ...'un katılana yönelik eyleminin yağmaya teşebbüs; temyiz dışı diğer sanık ...'ın eyleminin nitelikli kasten yaralama suçlarını oluşturduğunun, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Katılanın parietal bölgedeki saçlı deri yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, sağ el 5. metakarp kırığının kişinin kendi eylemi sonucu oluşmuş kırık (boksör kırığı) olduğunun belirtildiği Adli Tıp Kurumu İzmir Karşıyaka Şube Müdürlüğünden alınan 20.09.2018 tarihli ve ... sayılı adli rapor, dava dosyasında mevcuttur.
3.Olaya tanıklık yapacak şahısların tespit edilemediği, olay yerini gösteren kamera görüntüsünün bulunmadığına ilişkin araştırma ve soruşturmanın yapıldığını gösterir kolluk tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
4.Katılanın sanıkları tanımadığını beyan ederek her iki sanıktan da şikayetçi olduğu görülmüştür.
5.Sanığın savunmalarında özetle, katılan ile temyiz dışı ...'ın kız meselesi yüzünden kavga edip birbirlerine vurduklarını, kendisinin ayırmaya çalıştığını ancak katılanın kendisine de vurduğunu, katılanın zorla telefonunu ve cüzdanını istemediğini, almaya çalışmadığını, bu yöndeki iddiaları kabul etmediğini, beyan ettiği görülmüştür.
6.Temyiz dışı ... beyanlarında, sanık ile birlikte alkollü oldukları halde katılan ile tartıştıklarını, sanığın, elindeki bıçağı katılana doğrulatarak telefonunu ve cüzdanını istediğini, tarafları ayırmak amacıyla katılana vurduğunu belirtmiştir.
7.Tanıklar A.A ve M.K.D'nın anlatımları, dava dosyasında mevuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, yağma eyleminin her iki sanık tarafından birlikte gerçekleştirildiği kabul edilmiş, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından, anılan husus bozma nedeni yapılmayarak eleştirilmekle yetinilmiştir.
Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (A) bendinde belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, katılanın beyanları, sanığın savunması, temyiz dışı sanık ... ile tanıkların anlatımları, adli rapor ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2019/2104 Esas, 2020/637 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiri dışında, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.