TCK’nın 89/4,62,50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü saat 10: 40 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal dışında, bölünmüş, iki şeritli yolda yolun sol şeridinden seyrederken kontrolsüz kavşağa geldiği esnada aynı istikamette sağ şeritte seyreden katılan ...’un sevk ve idaresindeki otomobili ile aniden sola dönüş için manevra yapmasıyla çarpıştıkları, kaza nedeniyle ... ile yanında yolcu olarak bulunan ... ve ...’un basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde sanığın tali (alt düzeyde) kusurlu, katılanın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün birinci fıkrasında yer alan “sanığın güttüğü amaç” ibaresinin çıkarılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 13.04.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.