Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.05.2019 tarihli ve 14-2015/393031 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin tanışmalarından itibaren sanığa yaşının büyük olduğunu söylediğine, mağdurenin de bu hususu doğruladığına, mağdurenin alınan raporlarında da kemik yaşının on beşten büyük olduğunun tespit edildiğine, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesi nedeniyle beraatine karar verilmesine, ayrıca sanığın içinde bulunduğu çevre, eğitimsiz olması gibi hususlar dikkate alındığında haksızlık bilinci olmadığına, düğün yaparak meşru bir amaç içinde olduğunun anlaşıldığına, kusurluluğu ortadan kaldıran kaçınılmaz hataya düştüğü için ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Mahkemece "Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Mağdurun Kırklareli Devlet Hastanesinin 05/09/1993 gün ve 796 sayılı raporu ile 05/09/1993 doğumlu olarak nüfus kaydına işlendiği, mağdurun hastanede doğmakla nüfusa kaydedilmiş olması sebebiyle yaşı hususunda ihtilaf bulunmadığından hazırlık aşamasında yaşının tespiti ile ilgili yapılan araştırmaların lüzumlu bulunmadığı, 23/10/2008 tarihinde mağdurun 3 aylık hamile olduğunun Kırklareli Devlet Hastanesince belirlendiği ve suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın mağdur ile 2008 yılı Mayıs ayı içerisinde evlendiklerini, rızaları ile cinsel ilişkiye girdiklerini beyan ettiği, mağdurun da 2008 yılı Mayıs ayında evlendiklerini beyan ettiği, bu halde suç tarihinin 2008 yılı Mayıs ayı olduğunda şüphe bulunmadığı, mağdurun 23/10/2008 tarihinde 3 aylık hamile olduğunun belirlenmesi sebebiyle cinsel ilişkinin mayıs ayından sonra da devam ettiğini kabulde zorunluluk bulunduğu, sanığın 24/10/2008 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanında da 5 aydır mağdur ile cinsel ilişkiye girdiğini bildirdiği, bu halde organ sokmak suretiyle zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği hususunun sabit olduğu, mağdurun eylem sebebiyle ruh sağlığında bozulma olmadığının hazırlık aşamasında belirlendiği, TCK.nun 30. maddesindeki hata hükümlerinin ancak kaçınılmaz bir hata halinde uygulanabileceği, görüntüsü itibariyle 15 yaş civarında görünen birinin 15 yaşından bir miktar büyük veya küçük olmasına dair ihtimallerin kaçınılmaz bir hata olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından sanığın 5237 sayılı TCK.nun 6545 sayılı yasa ile değişik 103/2 maddesi uyarınca cezalandırılması halinde alt sınırdan hüküm kurulduğunda 16 yıl hapis cezası alacağı, zincirleme suç sebebiyle artırım yapıldığında 20 yıl hapis cezası alacağı, takdiri indirim yapıldığında 16 yıl 8 ay hapis cezası alacağı ve 6545 sayılı yasa öncesi halin sanığın daha lehine olduğu gözetilerek TCK.nun103/2 maddesi uyarınca teşdit sebebi görülmediğinden alt sınırdan cezalandırılması, zincirleme suç sebebiyle cezanın asgari oranda artırılması, sanık lehine takdiri indirim yapılması yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle karar verilmiştir.
1. Dosya kapsamına göre sanığın aşamalarda yaşta hata savunmasında bulunduğu, mağdurenin ise on dört yaş sekiz aylık olduğu, mahkemenin yaş konusundaki gerekçesinin sadece mağdurenin nüfustaki yaşının değerlendirilmesinden ibaret olduğu, oysa tarafların bu konudaki beyanlarının, mağdurenin fiziki durumunun, sanığın bu konudaki algısının ne şekilde oluştuğu ve bu durumların yaşta hataya neden olup olmayacağı ayrıntılı olarak tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken Mahkemece yetersiz gerekçeyle hata hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.