Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2014 tarihli ve 2014/49 sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/131 Esas, 2014/410 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliği ile davaya bakma görevinin ... Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir
3. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/41 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstekleri
Savunma ve tanık anlatımlarından atılı suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Mahkemece ''...Olay tarihinde, mağdur ... ile SSÇ ...'in ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda aynı koğuşta kaldıkları, saat 02: 30 sıralarında SSÇ ...'in mağdur ...'u yataktan kaldırdığı ve temizlik yapacaklarını söyleyerek mutfak bölümüne götürdüğü, mutfaktaki bulaşıkları zorla yıkattıktan sonra cinsel organını mağdurun yalamasını istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine mağduru darp ederek zorla koğuşun tuvaletine götürdüğü, burada pantolonunu sıyırarak mağdura zorla cinsel organını ellettiği ve "benim dediklerimi yapacaksın, seni hücreye attırırım, beni zevklendireceksin, bana mastürbasyon yapacaksın" şeklinde tehditte bulunduğu, söz konusu sesleri duyan aynı koğuşta kalan tanıklar ... ve ...'ın tuvalet bölümüne gitmesi üzerine SSÇ'nin mağduru bıraktığı anlaşılmış ve maddi olay mahkememizce bu şekilde kabul edilmiştir.... '' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; mağdurun aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun olay gecesi ceza infaz kurumunda aynı koğuşta kaldığı mağduru yataktan kaldırdığı ve temizlik yapacaklarını söyleyerek mutfak bölümüne götürdüğü, burada mağdurdan cinsel organını yalamasını istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine mağduru darp ederek zorla koğuşun tuvaletine götürdüğü, burada pantolonunu sıyırarak mağdura zorla cinsel organını ellettiği ve "Benim dediklerimi yapacaksın, seni hücreye attırırım, beni zevklendireceksin, bana mastürbasyon yapacaksın" şeklinde sözler söylediği esnada söz konusu sesleri duyan aynı koğuşta kalan tanıklar ... ve ...'ın tuvalet bölümüne gitmesi üzerine mağduru bırakmasıyla sonuçlanan olayda, henüz nitelikli cinsel istismar suçunun icrai hareketlerine başlamayan suça sürüklenen çocuğun sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/41 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.