İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/254 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 149/1-c, 31/3, 62/1 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/247 Esas, 2021/2003 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Suça sürüklenen çocuğun söz konusu eylemi bilinçli bir irade ile yapmadığının açık olduğuna, geçmişteki kişilik yapısı ve dosyaya sundukları raporlardan da anlaşılacağı üzere düşük bir IQ sahip suça sürüklenen çocuğun, diğer yaşı büyük sanıkların zorlaması ve korkutmaları ile bilinçsiz bir şekilde eylemin sonucunu düşünmeden yaptığı ve eylem sonucunda herhangi bir menfaat elde etmediği de dosya kapsamından belli olduğuna, beraatine karar verilmesine,

2.Yağma suçunun unsurlarının olayda olmadığına, suça sürüklenen çocuğun eyleminin olsa olsa hırsızlık olarak nitelendirilebileceğine,müvekkilinin ve diğer sanıkların fikir ve eylem birliği içinde olduklarına dair dosyada herhangi bir delil mevcut olmadığına, suça sürüklenen çocuk hakkında lehe olan hükümlerin uygulaması yönündeki taleplerinin reddinin de usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
25.07.2020 günü gündüzden sayılan zaman dilimi olan saat: 19.00 sularında şikâyetçinin evine gittiği sırada, suça sürüklenen çocuk ile yaşları büyük olduğu için haklarında ayrı soruşturma yapılan ..., ..., ..., ... ile birlikte şikâyetçinin karşısına çıktıkları, suça sürüklenen çocuğun şikâyetçinin elinde bulunan telefonu alıp kaçtığı, şikâyetçinin telefonunu geri almak ümidiyle suça sürüklenen çocuğun peşinden koşmaya başladığı, yaşı büyük sanıkların da şikâyetçinin telefonunu alıp kaçan suça sürüklenen çocuğu yakalamasına engel olmaya çalıştıkları, bu sebeple de şikâyetçinin ensesinden tutup itekleyerek yere düşürdükleri, şikâyetçinin elininde yaralandığı, suça sürüklenen çocuk ve yaşı büyük oldukları için haklarında ayrı soruşturma yapılan ..., ..., ..., ...'in suça sürüklenen çocuk ile birlikte kaçtığı, suça sürüklenen çocuğun şikâyetçiden aldığı cep telefonunu yaşı büyük sanık ...'a verdiği ve yaşı büyük sanıkların suça sürüklenen çocuğun savunma içeriğine göre suça sürüklenen çocuğa hitaben "bu telefonu satıp parasını da beraber yeriz" dediği, suça sürüklenen çocuk ve yaşı büyük sanıkların şikayetçiden aldıkları telefonu bir telefoncuya sattıkları, olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sırasında suça sürüklenen çocuğun 15.10.2020 ve 11.11.2020 tarihli duruşma günü 18 yaşını doldurduğu gözetilmeden duruşmanın açık yerine kapalı yapılması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 182/1. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/247 Esas, 2021/2003 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.