Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen, 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun, yasada öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, katılana ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu 14/08/2017 tarihi ile uzlaştırma raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği 31/10/2017 tarihleri arasında işlemediği ve zamanaşımı süresini kesen son işlem tarihinin bozma ilamından önce sanığın mahkumiyetine hükmedildiği 15/12/2011 tarihi olduğu dikkate alınarak, dava zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'ın ... Otomotiv isimli işyerinin yetkilisi, temyiz dışı sanık ...'in ise aynı işyerinin gayriresmi ortağı olduğu, katılanın ... plakalı aracını satılığa çıkarması üzerine, sanık ...'ın katılanı arayarak söz konusu aracı satın almak istediğini söylediği, akabinde katılanın temyiz dışı sanık ... ile buluşarak aracın 6000 TL bedelle satışı konusunda anlaştığı, temyiz dışı sanık...'nin katılanla birlikte ... Noterliği’ne giderek aracın satışını gerçekleştirip kaydını üzerine aldığı ve araç bedelini işyerinde sanık ...'ın ödeyeceğini söylediği, satış işleminden sonra katılanın işyerinde beklediği sırada temyiz dışı sanık...'nin araca bakım yaptırma bahanesiyle işyerinden ayrıldığı, sonrasında katılanın araç bedelini alamadığı gibi sanığa ve temyiz dışı sanık ...’ye de bir daha ulaşamadığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi, sanık ve temyiz dışı sanığın kullandığı GSM hatlarına ilişkin iletişim kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan, sanığın beraatine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın atılı suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15. Ceza Dairesi - E. 2018/4763 - K. 2020/2473
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 15. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2018/4763 |
| Karar No | 2020/2473 |
| Karar Tarihi | 20.02.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat