Konya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2018/408 Esas, 2019/1435 Karar sayılı kararıyla, sanığın, 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 78.400,00 TL ve 84.131,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiş, bu kararın kanun yollarından geçerek kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince konkordatonun tasdikine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiş, bu talep Konya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ek kararıyla reddedilmiş, sanık müdafinin bu karara itirazı da merci Konya 6. İcra Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/28 D.İş kararıyla reddedilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.04.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB - 2022/70321 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2022 tarihli ve KYB - 2022/70321 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“7226 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu'na eklenen geçici 5. maddede yer alan, "(1) 5 inci maddede tanımlanan ve 24/3/2020 tarihine kadar işlenen suçtan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durdurulur. Hükümlü tahliye tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birini alacaklıya ödemek zorundadır. Kalan kısmını bir yıllık sürenin bitiminden itibaren ikişer ... arayla on beş eşit taksitle ödemesi durumunda mahkemece, ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. İnfazın durdurulduğu tarihten itibaren en geç bir yıl içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin ödenmediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir. Hükümlü taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemediği takdirde ödemediği bu taksit, sürenin sonuna bir taksit olarak eklenir. Kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir.." şeklindeki düzenleme karşısında,
24/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlardan mahkum olanlar bakımından cezaların infazının durdurulacağı, hükümlünün tahliye tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birini alacaklıya ödemek zorunda olduğu, kalan kısımların ise eşit taksitlerle ödenebileceğinin ilgili düzenlemede yer aldığı, 7226 sayılı Kanun'un 49. maddesinin gerekçesinde, Kanunla hem alacaklının hem de borçlunun menfaatleri göz önünde bulundurularak; borçlunun hürriyeti bağlayıcı yaptırımla karşı karşıya kalmadan ekonomik faaliyetini yürüterek alacaklıya olan borcunu ödeme imkanının güçlendirilmesine ve alacaklının da alacağının tahsilinin kolaylaşmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı, geçici maddenin yürürlük başlama tarihinin 26/03/2020, yürürlük bitiş tarihinin 26/06/2020 olduğu, anılan Kanun'un lafzında 24/03/2020 tarihinden önce işlenen suçlardan mahkum olanların, düzenlemeden yararlanmaları bakımından cezalarının kesinleşip kesinleşmemesine yönelik bir açıklık yoksa da; cezaların infazının düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durdurulacağının belirtildiği, bu minvalde ancak infazı devam etmekte olan hükümlülerin anılan düzenlemeden yararlanabileceğinin anlaşıldığı,
Somut olayda, suç tarihinin 02/11/2018 olduğu, Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 19/12/2019 tarihli kararının, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18/02/2020 tarihli ve 2019/4285 esas, 2020/476 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi sonucu 18/02/2020 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkındaki hükmün 24/03/2020 tarihinden önce kesinleşmesi nedeniyle 5941 sayılı Çek Kanunu'na eklenen geçici 5. madde uyarınca infazı kabil bir hükmün bulunduğu anlaşılmakla, öncelikle sanık hakkında geçici 5. maddenin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar, kanun yararına bozma ihbarnamesiyle, itirazın, sanık hakkında 5941 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması yönünden kabulü gerektiğinden bahisle merci Konya 6. İcra Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/28 D.İş sayılı kararının bozulması istenmiş ise de, isteme konu merci Konya 6. İcra Ceza Mahkemesinin kararının, Konya 5. İcra Ceza Mahkemesinin, sanığın, konkordatonun tasdiki nedeniyle hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına yönelik talebinin reddine yönelik 03.03.2021 tarihli ek kararının incelenmesi sonucunda verildiği, Konya 5. İcra Ceza Mahkemesinin ve merci Konya 6. İcra Ceza Mahkemesinin kararlarının sanığın 5941 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinden yararlanıp

yararlanmayacağı ile bir ilgisinin bulunmadığı ve bu yönden bir hüküm içermediği anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.