TCK'nın 155/1,62,52/2-4,53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Eşi ile arasında boşanma davası olan katılanın, davaya konu olabilecek mal paylaşımı ihtilaflarından etkilenmemek amacıyla, yeğeni olan sanık ile; ... ve diğer şehirlerdeki malvarlığını satıp, bankadaki paralarını vererek ...'dan sanık adına üç adet ev almak, ihtilaflar sona erdiğinde ise söz konusu evleri yeniden katılana devretmek hususunda anlaştıkları, birlikte ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parselde bulunan binanın...,...ve... numaralı daireleri satın alıp sanık adına tescil ettirdikleri ancak daha sonra sanığın söz konusu dairelerin tapusunu katılana devretmediğinin iddia edildiği somut olayda, dosya kapsamında toplanan delillere göre taraflar arasında uzlaştırma yönünde verilen bozma sonucu uzlaştırma sağlanamadığı ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.