Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2009 gün ve 2006/535-2009/262 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.05.2012 gün ve 2010/7395 - 2011/8068 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin iştigal konusunda ve hazırladığı projelerinde kullanmak üzere 2002 yılında adına tescil ettirdiği “Puan.tum” ve “Puantum” ibareli markaları ile 2005 yılında yaptığı “Puan.tum Üretken Müşterinin Tercihi” ibareli marka tescil başvurusunun bulunduğunu, davalının ise 2005 yılı sonlarında müşterilerinin yaptıkları her gönderi ile “Aras Puantum Card” sayesinde puan toplayarak hediye kazanma imkanı sağlayan müvekkilin “Puantum” projesinin aynısı olan “Araspuantum” projesini başlattığını, davalının yaptığı ilanlarda, reklamlarda ve internet sitelerinde anılan ibareleri müvekkili şirketten izin almaksızın aynı iştigal konusunda kullanmak suretiyle müvekkili adına tescilli markalara, marka başvurusuna ve müvekkili adına tescilli www.puantum.com.tr. şeklindeki alan adına açıkça tecavüz ettiğini, müvekkiline ait markalara yapılan tecavüz ve ihlallere son verilmesi konusunda davalıya ihtarda bulunulmasına rağmen davalının ihtarnameye cevap vermeyerek eylemlerine devam ettiğini ileri sürerek, müvekkili adına tescilli markalara ve marka tescil başvurusuna davalı şirket tarafından yapılan tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref’ine, davalı şirket adına tescilli alan adından “Puantum” ibaresinin terkinine, internet üzerinden ve sair şekillerde yapılan her türlü reklam ve tanıtım faaliyetinin durdurulmasına ve “Puantum” ibaresinin internet sitelerinden çıkarılmasına, davalı adına TPE nezdinde yapılan “Araspuantum” ibareli marka tescil başvurusunun reddi ile tescile bağlanması halinde iptal ve hükümsüzlüğüne ve karar özetinin ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/7395 E, 2012/8068 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.