Sanık hakkında; TCK’nın 157/1,53,52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm,sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin bozma ilamı üzerine, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, usulüne uygun uzlaşma teklifine rağmen tarafların uzlaşamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın yetkilisi olduğu şirketin ‘...’ projesi ismiyle inşaat yapmakta olduğu, sanığın şirkete gelerek kendisini ...olarak tanıttığı, değeri 1.600.000 USD olan 2 adet villa ile ilgilendiğini belirterek yaptığı cep telefonu görüşmeleri ile büyük çaplı ve yüksek bedelli işleri organize ettiği, kendisinin zengin bir iş adamı olduğu izlenimi uyandırmaya çalıştığı, sanık katılana kendisinin gümrük komisyoncu olduğunu, elektronik ürünlerin ihaleleriyle ilgilendiğini, bu kapsamda yeni ihalelerin açılacağını katılana söylediği, katılanın ilgilenmesi üzerine ihale toplam bedelinin %6 nispetindeki paranın hesaba gönderilmesini istediği, katılanın ihaleye katılacağı yönündeki inancı nedeniyle sanığın vermiş olduğu... Bankası ...'de bulunan hesaba 09/12/2011 tarihinde 18.688,50 TL yatırdığı, sanığın teminat bedelinin bakiye tutarının kendisinin ödediğini beyan etmesi üzerine katılanın sanığın hesabına 12/12/2011 tarihinde 6.229,50 TL yatırdığı, paranın yatırılmasından sonra sanığın cep telefonlarına cevap vermemesi üzerine katılanın yaptığı araştırmada sanığın beyan ettiği ihalelerinin olmadığını öğrendiğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı,tanık ifadesi ve dosya kapsamından; sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafisinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.