Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl dosyada elatmanın önlenmesi talebinin reddine, ecrimisil talebinin kabulüne birleşen dosyada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Mahkemece, asıl dosyada elatmanın önlenmesi talebinin reddine, ecrimisil talebinin kabulüne, birleşen dosyada davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dosyada dava, çaplı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dosyada dava ecrimisil ve faiz alacağı istemine ilişkindir.
Ne var ki, temyizden sonra davacı vekili, 08.01.2020 e-imza tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nin 311. (HUMK'un 95) maddesi uyarınca kesin hüküm gibi sonuç doğuran davadan feragat edilmesi aynı Yasa'nın 310. maddesine göre hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Ancak karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün ise de, mahkemece, bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı tarafından davadan feragat edildiğine ve bu aşamada feragat hakkında karar verme yetkisi mahalli mahkemeye ait bulunduğuna göre vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenle kararın, davacının davadan feragati dikkate alınarak mahkemesince feragat ile ilgili hüküm kurulmak üzere 6100 sayılı HMK.nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.