Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ..., ..., ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, Tosya Noterliğinin 25.05.1973 tarih 3460 yevmiye numaralı "mirasçılıktan ivaz karşılığı feragat" sözleşmesine dayalı olarak, davaya konu tarafların ortak kök murisi ... adına kayıtlı olan 1661 ada 4 ve 1666 ada 5 parsel (1661 ada 4 parsel, 1666 ada 4 parsel olarak düzeltildi) sayılı taşınmazlarda davalılara intikal eden miras hisselerinin iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile 2014 yılında tesadüfen tapuda kayıtlı taşınmazları olduğunu öğrendiğini, sonrasında da üzerine düşen vergi borçlarını ödediğini, diğer mirasçılara mektup göndermesine rağmen cevap alamadığını, intikal işlemlerini yaptıramadıklarını, davacıların Tosya Noterliğince düzenlenen 25/05/1973 gün 1662 yevmiye sayılı ivaz karşılığı düzenlemeli feragat senedi sunduklarını, ancak aynı yıl 117 ada 1 parselde kayıtlı diğer mal varlıklarını davacılar üzerine geçirdikleri halde bu taşınmazlar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunmadıklarını öğrendiğini, 42 yıl sonra davacılarca neden iş bu davanın açıldığının anlaşılmadığını, davacıların haksız olduğunu, ayrıca zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğunu, davanın hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek reddini savunmuştur.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamış, 04.02.2016 tarihinde Mahkemeye sundukları ortak dilekçelerinde; davacıların haksız olduğunu, davanın hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek reddini istemişlerdir.
Mahkemece 04.02.2016 tarih ve 2015/162 Esas 2016/29 sayılı karar ile; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi neticesinde, Dairemiz 07.11.2018 tarih ve 2016/20975 Esas 2018/18261 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle;” Mirasçılar arasındaki devirler için söz konusu olan bu yazılı şeklin adi yazılı olarak yapılması yeterlidir. Tosya Noterliğinin 25.5.1973 tarih 3460 yevmiye numaralı "mirasçılıktan ivaz karşılığı feragat" sözleşmesi düzenlendiği esnada dava konusu taşınmaz iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup, dava konusu taşınmazda, kayıt malikinin mirasçıları olduğu anlaşılan taraflar arasında yapılan ve miras payının devrine ilişkin bulunan dayanak sözleşme TMK'nin 677. maddesi hükmü uyarınca kural olarak geçerli ve sonuç doğuran bir sözleşmedir.
Her ne kadar Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; miras payının devrine konu sözleşmeler, gayrimenkulün aynına ilişkin olup, mülkiyet hakkının mirasçılar arasında devrine ilişkindir. Yapıldığı anda diğer koşulları da taşıyorsa mülkiyet hakkı devralan mirasçılara geçer. Başka anlatımla alıcılara ayni hak tanır. Mülkiyetin devrine yönelik ayni hakkı içerdiğinden zamanaşımına tabi değildir. (Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla Daire kararları bu yönde oluşmaktadır). O halde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, Mahkemece, davaya dayanak olarak sunulan Tosya Noterliğinin 25.05.1973 tarih 3460 yevmiye numaralı "mirasçılıktan ivaz karşılığı feragat" başlıklı sözleşmenin TMK'nin 677.maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olarak düzenlendiği, sözleşmenin düzenleme tarihi itibarı ile ölmüş olan ortak kök mirasbırakan .....'nın terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu ve yazılı olmak koşulu ile elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi taşınmazlar üzerindeki miras payının devrinin mümkün bulunduğu göz önünde bulundurularak, davanın belirlenen hukuki niteliği, iddia ve savunma çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”denilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada Mahkemece;
1-Davanın kabulü ile; Davaya konu .... mevkiinde kain 1666 ada 4 parsel ve 1666 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tarafların murisi ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile;
a) Muris ... mirasçılarından dava dışı ... adına 336/3840 ar hissenin;
b) Muris ... mirasçılarından dava dışı ... adına 336/3840 ar hissenin;
c) Muris ... mirasçılarından dava dışı ... adına 192/3840 ar hissenin;
d) Muris ... mirasçılarından dava dışı ... adına 192/3840 ar hissenin;
e) Muris ... mirasçılarından dava dışı ... adına 96/3840 ar hissenin;
f) Muris ... mirasçılarından dava dışı ... adına 96/3840 ar hissenin;
g) Davacı ... adına 1215/3840 ar hissenin
h) Davacı ... adına 1215/3840 ar hissenin
I) Davacı ... adına 162/3840 ar hissenin aynı vasıf ile tapuya kayıt ve tesciline; dair verilen karar; davalılardan ..., ..., ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava miras hakkı devri nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davaya konu taşınmazlar tapuda tarafların ortak murisi ... adına kayıtlıdır. Davalıların babası ölü ... kendisinin vefat eden eşi, tarafların ortak murisi olan .... çocuksuz şekilde vefatı sonrası, kendisine eşinden intikal eden miras payını eşinin kardeşi ve davacıların annesi olan ...’a Tosya Noterliğinin 25.05.1973 tarih 3460 yevmiye numaralı "mirasçılıktan ivaz karşılığı feragat" sözleşmesi ile 25.000 TL ivaz karşılığı devretmiştir. Bu durumda .... ikinci eşinden olma çocukları olan davalıların, dava konusu taşınmazlarda mirastan kaynaklanan hakları kalmamıştır. Davacılar ise bu sözleşmeye istinaden eldeki davayı açarak, davalıların dava konusu taşınmazda hakları kalmadığından bahisle hisseler oranında tapu iptal ve tescil ile yine kendi hisseleri oranında tapuya kayıt ve tescili istemişlerdir.
Mahkemece; davalıların babası ...’nın dava konusu taşınmazdaki payı yönünden dava konusu taşınmazdaki hissesinin iptal edilerek, davacıların murisi ...’ın veraset ilamında davacıların payına göre tapu iptal ve tescil kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava konusu taşınmazların tapusunun tümden iptal edilerek, dava dışı kişiler hakkında da hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Davalılardan ..., ..., ... temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.