Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ... ve Vodafone vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davalılardan ... Şirketinin, müvekkilinden izin almadan dava konusu taşınmaz üzerine direk dikerek ve daha sonra direk üzerine baz istasyonu kurarak 17.11.2004 tarihinde baz istasyonunu faaliyete geçirdiğini, davalılardan Vodafone tarafından da 19.11.2007 tarihinde yine müvekkilinin izni alınmadan baz istasyonunu kurduğunu ve faaliyete geçirdiğini, gerekli kurumlara şikayetlerde bulunduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, davalı ... Şirketinden son beş yıl için, davalı ... Şirketinden ise 19.11.2007 tarihinden başlamak üzere ecrimisil alacaklarının davalılardan ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İleşitim Hizmetleri A.Ş vekili; müvekkili şirketin .... Köyünde bir adet baz istasyonu bulunduğunu, bu baz istasyonunun 12.08.2014 tarihinde köy muhtarlığı ile imzalanan kira sözleşmesi gereği ilgili alana kurulduğunu, müvekkili şirketin dava konusu yeri kesinlikle bedelsiz olarak işgal etmediğini, bedelini ödediği alanı kullandığını, bu sebeplerle davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Telekomünikasyon A.Ş. vekili; dava konusu baz istasyonunun ...Köyü TRT vericisi mevkiine ... Köyü Muhtarlığı'ndan kiralanan taşınmaz üzerine kurulduğunu, yine tesisin enerjisinin de davalı ... İleşitim Hizmetleri A.Ş.'ye ait enerji nakil hatları kullanılarak temin edildiğini, müvekkili şirketin hiçbir özel yada kamu tüzel kişisine ait bir gayrimenkulü bedelini ödemeksizin kullanmak niyet ve talebi olmadığını bu sebeplerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 12.12.2013 tarihli ve 2012/99 Esas-2013/179 Karar ile;

1. Davanın kabulüne,
Davalıların ... köyü 319 ada 13 parsel sayılı taşınmaza vaki el atmasının, taşınmaz üzerindeki elektrik direği ve direğin üstündeki elektrik tellerinin kaldırılmak suretiyle önlenmesine, taşınmazın eski hale iadesine,

2. Davacının davalı ... Hiz. A.Ş hakkındaki ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile,
09.05.2012 - 09.05.2011 tarihleri arasında 48,68 TL
09.05.2011 - 09.05.2010 tarihleri arasında 44,40 TL
09.05.2010 - 09.05.2009 tarihleri arasında 40,66 TL
09.05.2009 - 09.05.2008 tarihleri arasında 41,66 TL
09.05.2008 - 09.05.2007 tarihleri arasında 35,75 TL olmak üzere toplam 263,75 TL ecrimisil alacağının ait oldukları dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hiz. A.Ş' den alınarak davacıya verilmesine,

3.Davacının davalı Vodafon Telekomünikasyon A.Ş hakkındaki ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile,
09.05.2012 - 09.05.2011 tarihleri arasında 48,68 TL
09.05.2011 - 09.05.2010 tarihleri arasında 44,40 TL
09.05.2010 - 09.05.2009 tarihleri arasında 40,66 TL
09.05.2009 - 09.05.2008 tarihleri arasında 41,66 TL
09.05.2008 - 09.05.2007 tarihleri arasında 35,75 TL olmak üzere toplam 263,75 TL ecrimisil alacağının ait oldukları dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Vodafon Telekomünikasyon A.Ş ' den alınarak davacıya verilmesine dair hükmün davalılar vekillerince temyizi neticesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.06.2015 tarih, 2014/9094 E.,2015/8810 sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiştir.

Bozma ilamında özetle:” Çekişme konusu taşınmazın müstakil mülkiyet olarak davacı adına kayıtlı olduğu, davacının taşınmazına dikilen direk üzerinden yine davacının taşınmazından elektrik tellerinin geçirildiği saptanmıştır.
Bilindiği üzere elatma haksız eylem olup, elatmanın önlenmesi davaları da haksız elemi gerçekleştiren kişiler aleyhine açılır. Ne var ki; somut olayda direğin davalılar tarafından dikilip dikilmediği, enerji nakil hattının da davalılar tarafından geçirilip geçirilmediği saptanmış değildir.
Hâl böyle olunca; elektrik idaresinden de sorulmak suretiyle direğin kim tarafından dikildiği, enerji nakil hattının kim tarafından geçirildiği saptanarak sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.” denilmiştir.

Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada Mahkemece 24.11.2016 tarihli ve 2015/176 Esas 2016/193 sayılı kararı ile;

1. Davanın kabulüne,
Davalıların Trabzon ili Çaykara ilçesi Çambaşı köyü 319 ada 13 parsel sayılı taşınmaza vaki el atmasının, taşınmaz üzerindeki elektrik direği ve direğin üstündeki elektrik tellerinin kaldırılmak suretiyle önlenmesine, taşınmazın eski hale iadesine,

2. Davacının ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile;
09.05.2012 - 09.05.2011 tarihleri arasında 48,68 TL
09.05.2011 - 09.05.2010 tarihleri arasında 44,40 TL
09.05.2010 - 09.05.2009 tarihleri arasında 40,66 TL
09.05.2009 - 09.05.2008 tarihleri arasında 41,66 TL
09.05.2008 - 09.05.2007 tarihleri arasında 35,75 TL olmak üzere toplam 263,75 TL ecrimisil alacağının ait oldukları dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar davalılar vekillerince temyizi neticesinde hüküm Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarih ve 2017/4922 Esas 2017/7246 Karar sayılı ilamı ile “kısa kararda davanın kabulüne şeklinde karar verildiği halde gerekçeli kararda davacının ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı” gerekçesi ile bozulmuştur.

Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada Mahkemece;

1. Davanın kısmen kabulü ile, kısmen reddine,
A) Trabzon ili Çaykara ilçesi Çambaşı Mahallesinde kain 319 ada 13 parsel numaralı taşınmaza davalılarca vaki elatmanın önlenmesine, Taşınmazın davalılar tarafından eski hale getirilmesine,
B) Davacının ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile;
09.05.2012 - 09.05.2011 tarihleri arasında 48,68 TL
09.05.2011 - 09.05.2010 tarihleri arasında 44,40 TL
09.05.2010 - 09.05.2009 tarihleri arasında 40,66 TL
09.05.2009 - 09.05.2008 tarihleri arasında 41,66 TL
09.05.2008 -09.05.2007 tarihleri arasında 35,75 TL olmak üzere toplam 211,15 TL ecrimisil alacağının ait oldukları dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, dair verilen karar davalılar vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosyada bulunan dava konusu Trabzon ili Çaykara ilçesi Çambaşı köyü, 319 ada 13 nolu parselin hükmen 29.05.2007 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin 12.12.2013 tarihli ve 2012/99 E., 2013/179 K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi neticesinde; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.06.2015 tarihli ve 2014/9094 E., 2015/8810 K. Sayılı ilamında " ... dava konusu direklerin davalılar tarafından dikilip dikilmediği, enerji nakil hattının da davalılar tarafından geçirilip geçirilmediği saptanmış değildir. Hal böyle olunca elektrik idaresinden de sorulmak suretiyle direğin kim tarafından dikildiği, enerji nakil hattının kim tarafından geçirildiği saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesine dayalı olarak hükmün bozulduğu; Mahkemece, bozma ilamına uyularak, Çoruh Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Trabzon İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, dava konusu direklerin kim tarafından dikildiği ve tellerin kimin tarafından çekildiğinin sorulduğu, Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. Trabzon İl Müdürlüğünün cevabi yazısının ekinde ilgili evrak olarak sadece diğer davalı ... Şirketine gönderdikleri 30.07.2007 tarihli ve 1348 sayılı yazı örneği gönderildiği, bu yazıda sadece Vodafon Şirketine “...'dan muvafakatname alıp ... hattını kullanarak enerji alınması” hususunun bildirildiği, bu hali ile iş bu cevabi yazının muğlak ve sorulan sorulara cevap olmaktan uzak olduğu; bu nedenle de Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilemediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan keşif ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir.

Dava dilekçesinde davalıların baz istasyonları da dava konusu edildiği halde, bilirkişi raporunda bu hususa hiç değinilmediği, davalı tarafların iddia ettiği gibi köy muhtarı ile aralarında imzalanan kira sözleşmesine göre TRT istasyonun yanında, köy muhtarının dosyaya sunduğu beyana göre 139 ada 2 parselde davalılara ait baz istasyonu bulunup bulunmadığı, direklerin kim tarafından dikildiği, tellerin kim tarafından çekildiği hususları konusunda hükme yeter derecede araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde Mahkemece yapılması gereken; taşınmaz başında davacı tanıklarının dinlenerek ve daha önceki bozma doğrultusunda Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye yeniden müzekkere yazılarak elektrik direk ve tellerin kim tarafından davaya konu taşınmaz içine konulduğunun sorulması ve yapılacak yeni keşif ile davalıların dava konusu yerde baz istasyonlarının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa direklerden ayrı bir yer kaplayıp kaplamadığı, baz istasyonlarının dava konusu taşınmaz sınırları içinde veya dışında yerlerinin bilirkişilerce krokide işaretlenmesi, dava konusu direk ve tellerin kim tarafından dava konusu taşınmaza konulduğunun ve ne amaçlarla kullanıldığı, davalıların ve köy muhtarının bahsettiği kira sözleşmesinin dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı hususlarının açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilllerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nin 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 12.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.