İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/123365 Soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.d.2,31/3,63 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli, 2018/34 Esas, 2019/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1,a.c.d,31/3,62,63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/1766 Esas ve 2019/3296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine,

2.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay günü müştekinin ikametine girilerek içeride bulunan 1 adet Iphone 6 marka cep telefonu, 1 adet kol saati, 6 adet yarım altın, 2 adet burma bilezik ile yaklaşık 7.800,00 TL parasının ve cüzdanının çalındığı,sanıkların tespitine yönelik yapılan çalışma neticesinde ikametin bulunduğu apartman girişinin ve sokak üzerini kayıt eden kamera görüntülerinden olayı gerçekleştiren şahısların toplam 4 kişi oldukları, şahıslardan birinin birinci katta bulunan ikamete alt kattaki pencere demirlerinden tırmanarak çıktığı, diğer 3 şahsın da olay yerinin tam karşısında bulunan apartman girişine oturarak gözcülük yaptıklarının tespit edildiği, ikamete tırmanan kişinin suça sürüklenen çocuk ... olduğu anlaşılmıştır.

2.Olay yerini gösteren kamera inceleme tutanağı dosya içerinde yer almaktadır.

3.Tanık C.A ve A.Ç'nin beyanları dosya arasına eklidir.

4.Olay yeri inceleme raporuna göre ikamet giriş kapısının kilit göbeğinin sağlam olduğu ve balkon kapısının açık olduğu, ikamette yapılan incelemede mukayeseye elverişli iz ve emareye rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

Mağdurun aşamalarda değişmeyen tutarlı iddiaları, kamera inceleme tutanağı, tanıklar C.A ve A.Ç'nin beyanları karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/1766 Esas ve 2019/3296 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.