Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kurulduğundan beri “Fiberton” markasını kullandığını, işareti tanınır ve bilinir hale getirdiğini, 19,35,37,42. sınıflarda tescilli 2013/106796 sayılı “PanelFiberton” ibareli markanın 2016/11664 sayılı “Panel Fiberton” ibareli başvurusu açısından kazanılmış hak sağladığını, 2013/106799 sayılı “GRC Fiberton” ibareli markanın da aynı sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, öte yandan davacının “Fiberton” ibaresini 2005 yılından beri hem marka hem de ticaret unvanı olarak kullandığını, bu sebeplerle 2016/11664 sayılı ve seri marka niteliğindeki “Panel Fiberton” ibareli başvurunun tescilinin gerektiğini, 2016/11664 sayılı “Panel Fiberton” ibareli başvuruya davalı şirketin itirazı üzerine davalı ...'in seri marka ve kazanılmış haklara riayet etmeyerek 19. sınıfın tamamını, 35,37,42. sınıf hizmetlerin büyük kısmını başvurudan çıkardığını, “Panel Fiberton” markasının “Fiberton” esas unsurlu önceki markaların devamı mahiyetini taşıdığını, işaretin müvekkilin ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturmasından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bütün emtia ve hizmetlerde tescilinin gerektiğini, bir markanın ... sahibinin o markayı ilk defa ihdas ve istimal eden olduğunu, bu itibarla da işareti 2005 yılından beri kullanan müvekkilinin “Fiberton” ve “Panel Fiberton” markaları üzerinde ... hak sahipliğinin bulunduğunu, redde dayanak yapılan markalardaki emtia/ hizmetlerin müvekkilinin ticari faaliyetinin ana unsurları arasında yer aldığını, tescilin reddinin markaya büyük yatırım, reklam yapan davacının ticari faaliyetini sekteye uğratacağını, müvekkilinin işaret üzerindeki hakkının tescilden önce doğduğunu, kullanım yoluyla işarete ayırt edicilik kazandırdığını, öte yandan başvuruya konu marka ile redde dayanak gösterilen markaların birbirlerine benzemediklerini, müvekkili başvurusunda ... bir tasarım kullanıldığını, davalı şirketin markalarının “Fibro Beton” şeklinde telaffuz edildiğini, davalı ...’in benzerlik görmediği halde çelişkili karar verdiğini, elyaf takviyeli beton üretiminin genel adı olan “Fibro” ibaresinin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, ayırt edicilik taşımayan markayı seçenin işaretin herkes tarafından kullanımına katlanması gerektiğini, piyasada tekel haline gelmeyi amaçlayan davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRK PATENT YİDK’nun 2017-M-3152 sayılı kararının iptalini, davacının 2016/11664 sayılı markasının tescili talep edilen tüm emtialar bakımından tescil işlemlerinin devamını talep etmiştir.
1.Davalı Fibrobeton Yapı Elemanları ve San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1987 yılından beri ticaret unvanında “Fibrobeton” ibaresini kullandığını, aynı ibareli markanın da davalı adına tescilli olduğunu, bunlardan 2010/30282 sayılı “Fibrobeton” markasının 17,19,37,42. sınıfı kapsadığını, davacının 2016/11664 sayılı “Panel Fiberton” ibareli başvurusunun müvekkilinin tanınmış seri markaları ile iltibas oluşturduğunu, tescil halinde seri markalar ile karışacağını, tüketicinin bağlantı kuracağını, işaretlerin benzer telaffuz edildiğini, müvekkilinin markasının sektörel tanınmışlığın mahkeme kararları ile belirlendiğini, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/409 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda davacının 2014/31886 sayılı “Fiberton Prekast” ibareli markası için açtığı davanın reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin de istinaf başvurusunu kabul etmediğini, davacının ısrarla “Fiberton” ibaresine sahip olmaya çalıştığını, davacının 2010 yılından beri müvekkilinin markalarının kapsamına giren ürünleri imal ettiğini, müvekkilinin davacının bu başvurularına sessiz kalmadığını, ihtilaf çıkardığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunu, ticarette çok kullanılan panel ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, tasviri nitelik taşıdığını, kapsamdan çıkarılan mal ve hizmetler açısından ayırt edicilik sağlamadığını, davacı başvurusunun esas unsurunun “Fiberton” ibaresinden oluştuğunu, redde mesnet markalarda da benzer ifadenin esas unsur olarak yer aldığını, davacının davalı şirketin markasına yakınlaşma çabasına girdiğini, başvurunun redde mesnet işaretlerin serisi olarak algılanacağını, kazanılmış hak iddiasına konu markanın genel görünüm ve asli unsurunun değiştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2016/11664 sayılı "Panel Fiberton" ibareli dava konusu marka başvurusu ile davalının redde mesnet alınan "FİBROBETON" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 19,35,37 ve 42. sınıflardaki mal ve hizmetler (19. Sınıfın tümü; 37/01,07,09 alt grupları; 42/01,02,03 alt gruplar ve 19. Sınıftaki malların satışına ilişkin 35/05 alt grubu) bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davalının FİBROBETON ibareli markasının “inşaat” sektöründe tanındığı, tanınmışlığın iltibas ihtimalini arttırdığı, davacının "FİBERTON" ibareli önceki marka tescillerinden kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, şekil, renk gibi unsurların markaları farklılaştırdığını, işaretlerin parçalara ayrılmadan bütünsel değerlendirilmesi gerektiğini, zayıf ayırt edicilik sebebiyle davalı şirketin piyasadaki kullanıma katlanma yükümünün bulunduğunu, fibro beton ibaresinin fiber takviyeli beton anlamına geldiğini, iltibas değerlendirmesinde tüketici kriterinin dikkate alınmadığını, markanın bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli olduğunu, davalının redde mesnet markalarının tanınmadığını, müvekkilinin önceki tarihli 2013/106796 sayılı "Panel Fiberton Şekil" ibareli markası nedeniyle müktesep hakkı bulunduğunu, başvuruda asli unsurun değiştirilmediğini, seri markaların devamı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Panel Fiberton” ibareli başvuru ile redde mesnet “Fibrobeton” ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 19,35,37 ve 42. sınıfl mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, nitekim davacının benzer nitelikteki “GRC FİBERTON” ve “FİBERTON PREKAST” ibareli başvuruları ile davalı Şirkete ait “Fibrobeton” ibareli markaları benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/356 E., 2019/7278 K. ve 2017/1250 E., 2018/6854 K. sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu, başvuru kapsamından çıkarılan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas koşulları oluştuğundan redde mesnet markaların tanınmış olup olmadığının sonucu etkilemediği, davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, şekil, renk gibi unsurların ve kompozisyonların markaları farklılaştırdığını, işaretlerin parçalara ayrılmadan bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, Mahkemelerin sadece kelimeleri değerlendirdiğini, İlk Derece Mahkemesine göre Fibreboton’un değil Fiberton’un ayırt edicilik taşıdığını, bu mantıktan hareketle taraf markalarının benzemediğini, müvekkilinin türetme ile marka algısını oluşturduğunu, fibro beton ibaresinin fiber takviyeli beton anlamına geldiğini, zayıf ayırt edicilik sebebiyle davalı şirketin piyasadaki kullanıma katlanma yükümünün bulunduğunu, iltibas değerlendirmesinde tüketici kriterinin dikkate alınmadığını, markanın bilinçli tüketiciye hitap ettiğini, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli 2013/106796 sayılı "Panel Fiberton Şekil" ibareli markası nedeniyle müktesep hakkı bulunduğunu, başvuruda asli unsurun ve sınıfların değiştirilmediğini, seri markaların devamı olduğunu, 2013/106799 sayılı “GRC Fiberton” ibareli markanın da aynı sınıflarda müvekkili adına tescil edildiğini, davalının redde mesnet markalarının tanınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, TÜRK PATENT YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası,
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.