Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 20.03.1996-19.06.2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile, davanın bu şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu bulunduğu açıktır.
Eldeki dosyada davalı işyerinin, davacının 01.09.1996-30.11.2000 tarihleri arasındaki çalışmaları ile 20.01.2004 den sonraki çalışmalarını tam olarak kuruma bildirdiği ancak bu iki tarih arasındaki dönemde davacıya ait bir çalışma bildirimi yapmadığı anlaşılmaktadır. Öncesi ve sonrasında ki bildirim tam yapılmış iken arada kalan bu bildirimsiz süre oldukça uzun bir süre olup bu dönemde ki çalışma olgusu iyi araştırılmalıdır. O halde yapılması gereken iş; davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu, bu tür davalarda re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı; bu çalışmalara ilişkin Kurum tespitleri (müfettiş ve yoklama memuru raporları,mahalli denetim tutanakları v.s) sorularak celbedilmeli; komşu işyeri çalışan ve sahipleri zabıta marifetiyle tespit edilerek, re'sen tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, işçilik hakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak varsa çelişkiler giderilmeli; uyuşmazlık konusu dönemin bütünü hakkında bilgi sahibi olabilecek diğer bordro tanıklarının dinlenmesi suretiyle çalışma olgusu ile, çalışmanın niteliği somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanmalıdır.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.