Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2015/73 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
Mahkemece, sanık ... 'ya uyuşturucu madde satacağına ilişkin iletişimin tespiti tutanaklarına istinaden 10.06.2015 tarihinde fiziki takibe alındığı ve fiziki takip sonucunda suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 140 ıncı maddesi kapsamında teknik araçlarla izleme kararının ise 11.06.2015 tarihinde alındığı, sanığın 10.06.2015 tarihinde fiziki takibi yapıldıktan sonra 11.06.2015 tarihinde teknik araçlarla izleme kararının alındığı bu nedenle bu olaylar kapsamında elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından suçun maddi konusunun bulunmadığı kabul edilerek, sanık hakkında beraat kararı verildiği, somut olayda kolluk kuvvetlerinin teknik araçlarla yani kamera kaydına alma, fotoğraf çekme, ses kaydı alma gibi herhangi bir teknik araçlarla şüpheliyi takip edip işlem yapmadıkları, sadece fiziki takip yaparak, fiziki takibin neticesinde görgüye dayalı izlemlerini tutanağa bağladıkları, söz konusu fiziki takip için hakim veya mahkeme kararına gerek olmadığı, anılan gerekçeyle kolluk tarafından yapılan fiziki takip 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesinde düzenlenen Teknik Araçlarla İzleme sayılamayacağı, dolayısıyla söz konusu madde hükmüne girmediği, elde edilen delil hukuka uygun olup, mahkemece sanık ... hakkında uyuşturucu ticareti suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 9 uncu maddesine göre önleme aramasının suç işlenmesinin veya bir tehlikenin önlenmesi için yapılan arama olduğu, önleme aramasının muhataplarının suç şüphesi altında olmayan kişiler olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı ve 117 nci maddelerine göre adlî aramanın, şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan arama olduğu, somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa önleme araması değil ancak adlî arama yapılabileceği, (Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2014/2979 esas 2015/32895 karar), 5271 sayılı Kanun’un “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140 ıncı maddesine göre; şüpheliler hakkında teknik araçlarla izleme

kararı verilebilmesi için suç kanunda sayılan suçlardan olması gerektiği, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması gerektiği, başka yolla delil elde edilme imkânının bulunmaması ve ağır ceza mahkemesi tarafından oy birliğiyle kararı gerektiği, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... ile temyiz incelemesi dışı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık ... 'ün fikir ve eylem birliği içeresinde 09.06.2015 tarihinde Van iline giderek ..... isimli şahıstan metamfetamin satın aldıkları, sanık ...'in ... isimli şahsa uyuşturucu madde satması yönünde sanık ...'un aracılık ettiği, sanık ...'in 10.06.2015 günü saat 17: 00 sularında diğer sanık ... ile birlikte...'e uyuşturucu maddeyi sattığı iddiasıyla uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açıldığı, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesince 22.05.2015 tarihinde iletişimin tespitine yönelik karar verildiği, uyuşturucu maddenin 10.06.2015 tarihinde ele geçirildiği, sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği şüphesi ile takip edildiği, sanık ...'in uyuşturucu maddeyi tanık Muhammed'e verdikten sonra olay yerinden ayrıldığı, tanık Muhammed'in uyuşturucu maddeleri kolluk kuvvetlerine kendi rızasıyla teslim ettiği, somut olay açısından bir suçun işlendiği şüphesinin oluştuğu ancak tanık Muhammed'in uyuşturucu maddeleri rızası ile teslim ettiği, tanığın üzerinin aranmadığı dikkate alındığında bu açıdan hukuka aykırılık olmadığı, ancak sanık ...'in Muhammed'e uyuşturucu madde satacağına ilişkin iletişimin tespiti tutanaklarına istinaden 10.06.2015 tarihinde fiziki takibe alındığı ve fiziki takip sonucunda suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi kapsamında teknik araçlarla izleme kararının ise 11.06.2015 tarihinde alındığı, sanığın 10.06.2015 tarihinde fiziki takibi yapıldıktan sonra 11.06.2015 tarihinde teknik araçlarla izleme kararının alındığı bu nedenle bu olaylar kapsamında elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından suçun maddi konusunun bulunmadığı kabul edililerek, isnat olunan suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlemediğininin sabit olduğuna işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Tebliğnamede sanık olarak gösterilen ancak kanun yolu talebi bulunmayan Yunus A. hakkındaki hüküm ve karar inceleme dışında tutulmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2015/73 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.