Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2014 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Suça sürüklenen çocuk ...'nin aşamalardaki tutarlı savunması ile katılanın kovuşturma aşamasındaki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
1. Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun sahte para tedavüle koyma eylemine iştirak edip etmediğine ilişkindir.
2. Katılan ...'nin, işyerinde bulunmadığı bir sırada kızı ...'den gelip alışveriş yapıp sahte 200,00 TL'lik banknot veren temyiz dışı suça sürüklenen ...'yi çalıştığı internet kafede bularak bu parayı nereden bulduğunu sorduğunda kendisine tanımadığı bir erkek şahsın verdiğini belirttiğini ifade ederek müracaatta bulunduğu belirlenmiştir.
3. a) Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nin soruşturma ve kovuşturma aşamasında, bahse konu sahte parayı kendisine veren kişinin suça sürüklenen çocuk ... olduğuna dair beyanda bulunduğu,
b) Suçtan zarar gören Nazire'nin, internet kafede bulunan kamera kayıtlarını izlediğinde suça sürüklenen çocuk ...'nin yanında yaşlı birinin değil, hemen hemen kendi yaşlarında olan diğer suça sürüklenen çocuk ...'in olduğunu, birlikte internet kafenin kapısının önünde 200,00 TL parayı alıp havaya doğru tutup önünü arkasını kontrol ettiğinin göründüğünü beyan ettiği belirlenmiştir.
4. Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Bursa Şubesinin 10.12.2014 Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile bir adet A626 619 676 seri numaralı 200,00 TL'lik banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nin aşamalardaki değişmeyen birbiriyle tutarlı ifadeleri ve bu ifadeyi destekleyen suçtan zarar gören Nazire'nin kovuşturma aşamasındaki anlatımı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun, suçtan zarar görenin işyerinden alışveriş yapması için sahte parayı tedavüle sürme konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'ye sahte para verdiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.