Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan usûl hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli, 2015/748 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
Eylemi sabit olan sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın yetkilisi olduğu şirketten aranan mağdura "Kullandığı kredi kartını aldığında sağlık sigortası yapıldığını ve bu sigorta süresinin dolduğu, iptal için telefonuna gelen mesajı onaylaması gerektiği" söylenerek kart bilgilerinin alındığı ve akabinde kartından 199,00 TL para çekildiği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdura ait Finansbank 5549 **** **** 9012 numaralı kredi kartından, mikro ödeme ünvanlı iş yerinden mail order yöntemi ile 199,00 TL tutarında çekim yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve banka yazıları dosyada mevcuttur.
3. Mağduru arayan 0212 *** ** 89 numaralı telefon hattının sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
4. Mağdur "Şikayetten iki hafta sonra zararının giderildiğini" beyan etmiştir.
Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular itibari ile sanığın yetkilisi olduğu, ... Reklam Şirketi tarafından kullanılan 0212 *** ** 89 numaralı hattan aranan mağdura "Kullandığı kredi kartını aldığında sağlık sigortası yapıldığını ve bu sigorta süresinin dolduğu, iptal için telefonuna gelen mesajı onaylaması gerektiği söylenerek, mağdurdan Finansbank 5549 **** **** 9012 numaralı kredi kartı bilgilerinin alındığı ve akabinde kartından, mikro ödeme ünvanlı iş yerinden mail order yöntemi ile 199,00 TL harcama yapıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar "Reklam şirketi yetkilisi olduğunu, iş olarak çeşitli firmalardan aldıkları müşterilerin telefon numaralarını arayarak check-up, sağlık sigortası, tablet satışı gibi işleri yürüttüklerini, mağdura da rızası ile, satış yapıldığını " beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi, danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketin bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda somut olayda başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun sabit olduğu ve sanığın soruşturma aşamasında, mağdurun zararını giderdiği anlaşılmakla, etkin pişmanlık hükümleri de değerlendirilmek suretiyle sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli, 2015/748 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.