Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteği; münhasıran vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyizini münhasıran vekalet ücretine hasrettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde, davaya katılmasına karar verilen ve kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuk aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme "Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürülükte bulunan ...Ü.T uyarınca 1500,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.