Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mahkemece hükmün açıklanmasına esas alınan ve ihbara konu olduğu belirtilen Diyarbakır 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2019/454 Esas ve 2020/2 Karar sayılı kararının henüz kesinleşmediği, bu nedenle ihbara konu olamayacağı; ancak UYAP'ta yapılan incelemede mahkemeye ihbar edilen Diyarbakır 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2022/289 Esas ve 2022/421 Karar sayılı kararına konu suçun deneme süresi içinde 21.05.2019 tarihinde işlendiği ve 19.07.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan hırsızlık suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, suç tarihinin 18.03.2010, savunmasının alındığı tarihin ise 09.06.2010 olduğu, Mahkemece 12.10.2011 tarihli karar ile sanığın atılı eyleminden ötürü beraat kararı verildiği, ilgili kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Ceza Dairesinin kararı ile bozulduğu, bozma üzerine sanık hakkında 27.04.2016 tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararının 18.05.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 21.05.2019 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 18.05.2016 ile 21.05.2019 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 21.05.2019 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, sanığın savunmasının alındığı 09.06.2010 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 07.10.2022 tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin geçtiği gözetilmeden, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.