Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 2185 parsel sayılı taşınmaza komşu parselden davalının taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine, duvarın yıkımına ve ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında, ecrimisile yönelik talebinden vazgeçtiğini bildirmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmaza müdahalesi olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının duvar yapmak suretiyle işgal ettiği, ecrimisil isteğinden vazgeçildiği, kal bedelinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, mahkemece, davacının kayden maliki olduğu çekişme konusu taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın duvar yapmak suretiyle müdahale ettiği, ecrimisil isteğinden ise feragat edildiği gözetilerek yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğrudur.
Ancak, taşkın yapının yıkımına karar vermek ile yetinilmesi gerekirken infazı ve infaz aşamasını ilgilendiren yıkım bedelinin tahsiline hükmedilmiş olması doğru değil ise de, anılan bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından, hükmün 1. bendinde yer alan “……468,00.-TL kal masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” kısmının çıkarılmasına, “ yerine, “ tecavüze konu duvarın davalı tarafından yıkımına” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.