SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/22 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ... hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
1. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz isteği; sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine ve sanığın katılanların zararını karşıladığına ilişkindir.
1. Sanık ...'in katılanlar ... ve ...'nin sahibi olduğu Akare Elektrik Elektronik San. Tic. Ltd Şti'ne sanıklar ... ve ... ile birlikte gittiği ve katılanlardan satın aldığı elektrik malzemesi karşılığında suça konu keşidecisi ... olan 16.500,00 TL ve 24.750,00 TL bedelli 2 adet çalıntı çeki verdiği iddia olunmuştur.
2. Katılan ... ifadesinde; suça konu çeklerin aracından boş şekilde çalındığını belirtmiştir.
3. Sanık ... savunmasında; suça konu çekleri babasından aldığını, sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
4. Sanık ... savunmasında; sanık ...'i katılanlar ... ve ...'nin iş yerine götürdüğünü ancak suça konu çeklerle bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
5. Sanık ... savunmasında; katılanlar ve sanık ...'i tanımadığını, suça konu çeklerle bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
6. 20.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu çeklerdeki keşideci imzalarının ve tanzim yazılarının sanıkların el ürünü olmadığı, 15.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda suça konu çeklerdeki keşideci imzalarının katılan ...'ın el ürünü olmadığı belirtilmiştir.
7. Mahkeme tarafından suça konu çekler 22.05.2014 tarihli celsede incelenmiştir.
8. Mahkemece, sanık ...'in sahte olduğunu bildiği suça konu çeki ticari alışverişte kullandığı gerekçesiyle üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine; sanık ...'nun sanık ...'in eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle üzerine atılı suçlardan beraatine; sanık ...'nun ise sanık ...'in eylemine iştirak etmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle üzerine atılı suçlardan beraatine hükmedilmiştir.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın savunması, katılanların beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın savunması, katılanların beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Katılan ...'nin suça konu çekler karşılığında sanığa 40.000,00 TL değerinde elektrik malzemesi sattığını beyan etmesine rağmen bu alışverişe ilişkin herhangi bir fatura ibraz edememesi ve sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında suça konu çekler karşılığında katılanlardan 18.000,00 TL nakit para ve 10.00,00 TL bedelli çek aldığını, toplam 28.000,00 TL menfaat temin ettiğini, suça konu çeklerin sahteliğinin ortaya çıkması üzerine ise katılanlara parça parça olmak üzere toplamda 30.000,00 TL ödediğini belirtmesi ve ödemelere ilişkin banka dekontları sunması karşısında, gerçeğin kuşkuya vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanığın katılanların zararını karşılayıp karşılamadığı hususunun araştırılması, kısmi ödeme halinde katılanın muvafakat gösterip göstermediğinin belirlenmesi, buna göre; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından, Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/22 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/22 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.