HÜKÜMLER: Beraat

Yargılama konusu suç yönünden şikâyetçi Kurum’un suçtan zarar gören sıfatı ile hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2016 tarihli ve 2015/1010 Esas, 2016/852 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na (5977 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2017/531 Esas ve 2018/2481 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar, sanık müdafii ve şikâyetçi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 5977 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanıkların, üretim yapılan fabrikanın sahibi, müdürü ve kalite kontrol sorumluları olduklarına, fabrikada üretilen yemler üzerinde yapılan analizlerde, yasal limitlerin üzerinde GDO saptandığına, ilk derece mahkemesinde verilen mahkûmiyet kararının yerinde olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararının gerekçesinde belirtildiği şekilde, sanıkların GDO içeren yemlerden haberlerinin olmadığının düşünülemeyeceğine, beraat kararlarının bozulması talebine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanıklardan Nazım'ın sahibi, Hüseyin'in müdürü, ...'nin ise kalite kontrol sorumlusu olduğu Merih Yem Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait iş yerinde üretildiği belirlenen koyun süt tamamlayıcı yemi ile süt sığır yemlerinden 14.07.2014 tarihinde alınan numunelere ilişkin olarak hazırlanan 02.10.2014 ve 12.01.2015 tarihli analiz raporları ile 24.04.2015 tarihinde alınan numunelere ilişkin olarak hazırlanan 20.05.2015 tarihli analiz raporları uyarınca, ürünlerin içeriğinde genetik yapısı değiştirilmiş organizma tespit edildiği anlaşılmıştır.

2.Dosya içerisinde yer alan faturaların iki tanesinde, anılan şirket tarafından satın alınan ürünün genetik olarak değiştirilmiş soya fasulyesinden üretilmiş olduğu ve ayırt edici kimlik numaralı genleri ihtiva ettiğine dair ibarelerin bulunduğu belirlenmiştir.

3.Dosya arasında yer alan bilirkişi raporu uyarınca, yemlerde, bulaşma limiti düzeyinin üzerinde MON-04032-6 ayırıcı kimlik koduna sahip GDO'lu soya küspesinin tespit edildiği, ayrıca 13.08.2010 tarihli ve 27671 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmeliğin 19 uncu maddesine aykırı olarak etiket beyanının yapılmadığı hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.

4.Sanıklar aşamalarda tespit edilen savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini, GDO'lu ürünleri bilerek satın almadıklarını, yem fabrikalarında ürünlerde GDO olup olmadığını tespit edecek cihaz bulunmadığını beyan ettikleri görülmüştür.

5.Yapılan yargılama sonucunda sanıkların müsnet suçtan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmasına karar verilmiştir.

2.Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 10.08.2017 tarihli ve E.1978088 sayılı yazısında, anılan şirket tarafından gıda ve yem maddesi ithalatı gerçekleştirilmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

3.Uşak Vallilği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün 27.06.2018 tarihli ve E.1913874 sayılı yazısında, şirkete izin verilen faaliyet alanının büyükbaş ve küçükbaş karma yem üretimi olduğu, GDO'lu yem hammadesi ithal izninin bulunmadığı belirtilmiştir.

4.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ''...Her ne kadar sanıklar hakkında 5977 Sayılı Biyogüvenlik Kanunun 15/2 maddesine muhalefet ettiklerinden bahisle cezalandırılmaları talep edilmiş ise de; sanıkların suça konu kanola ve pamuk küspelerinde GDO olduğunu bildiklerine dair cezalandırılmalarını gerektirir her türlü şüpheden uzak somut ve yansız delil edilemediğinden, CMK 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' yönündeki kabul ve gerekçe ile sanıklar hakkındaki mahkûmiyet kararları kaldırılarak sanıkların beraatına karar verilmiştir.

A. Şikâyetçi Uşak Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Yargılama konusu suç yönünden şikâyetçi Kurum’un suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden;

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddî hata olarak görülmüştür.

Sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; analiz raporlarında ve bilirkişi raporunda belirtilen MON-04032-6 ayırıcı kimlik koduna sahip GDO geninin; 26.01.2011 tarihli ve 27827 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2 numaralı Biyogüvenlik Kurulu Kararı, 23.01.2021 tarihli ve 31373 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 5 numaralı Biyogüvenlik Kurulu Kararı ve 27.02.2021 tarihli ve 31408 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 17 numaralı Biyogüvenlik Kurulu Kararları

uyarınca onaylı GDO listesi içerisinde yer aldığının anlaşılması nedeni ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, ürünlerin bileşeninde GDO olduğunu bildiklerine dair cezalandırılmalarını gerektirir her türlü şüpheden uzak somut ve yansız delil edilemediği gerekçesi ile beraat kararları verilmesi, sonucu itibarı ile ... bulunmuştur.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

A. Şikâyetçi Uşak Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, şikâyetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2017/531 Esas, 2018/2481 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.