Davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında 16.04.2014 tarihinde mülkiyeti davacıya ait olan üç adet dükkanı her biri 67.500,00 TL'den olmak üzere toplam 238.950,00 TL'ye üzerindeki ipotekler ile birlikte devri konusunda yazılı anlaşma yapıldığını, anlaşmaya göre; tapu harç ve aidatlarının yarı yarıya ödeneceğinin, satış bedelinden davacıya ait ... vergilerinin düşüleceğinin, gayrimenkuller üzerindeki haciz ve takyidatlardan ING Bank için ödenen 34.500,00 TL ve tüm ipotek, haciz ve fek bedellerinin davacıya ödenecek bedel üzerinden düşüleceğinin ve bakiye bedelin de fatura karşılığında davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin anlaşma tarihinde satıma konu gayrimenkuller üzerinde ING Bank haricinde HSBC Bankası tarafından konulmuş anaparası 238.295,00 TL olan güncel haliyle faiz ve masrafları dahil 470.000,00 TL tutarında haciz ve ipotek olduğunu, davalı şirketin bunu da kabul ettiğini, anlaşma gereği davalı şirketin ödemesi gereken 238.950,00 TL'den 88.950,00 TL'yi davacı şirkete ödediğini, davacı şirketin de bu parayla 34.500,00 TL ING Bank, 4.500,00 TL tapu devir harcı, 5.313,00 TL belediye ... vergisi, 1.967,00 TL kooperatif aidatı olmak üzere toplam 46.280,00 TL'yi ödediğini, kalan 42.670,00 TL'den ise 36.450,00 TL'yi fatura kestiği için vergi olarak ödediğini, tapu devir harcı ve aidatların yarı yarıya ödeneceği hususunda anlaşılmasına rağmen tamamının davacıya yükletildiğini, fatura ibrazı karşılığında bakiye bedelin davacı şirkete ödeneceği hususunda anlaşılmasına rağmen bir buçuk yılı ... zaman diliminde ne davacıya ne de HSBC Bankasına herhangi bir ödeme yapılmadığını, bankaya olan borcun yükseldiğini, davalı şirketin satın aldığı üç gayrimenkulden kullanma ve kiraya vermek suretiyle yararlandığını, kooperatife aidatları ödemediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş, 15.03.2016 tarihli dilekçesi ile tapu iptal ve tescil olarak açtığı davasını 153.233,50 TL alacak davası olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; satış bedelinin ödenmemesi halinde akdin feshedilerek satış konusu yapılan taşınmazın geri alınacağı hakkının saklı tutulmamış veya bu yönde bir ihtirazi kayıt konulmamış ise satılan taşınmazın geri alınmasına yönelik tapu iptal ve tescil davasının açılamayacağını, davacının sözleşmenin iptalini talep edemeyeceğini, sözleşme (satış) tarihinin 16.04.2014 tarihi olduğu, davacı tarafın aynı tarihli fatura kestiğini, bir yıllık hak düşürücü sürenin 16.04.2015 tarihinde son bulduğunu, müvekkilinin ödediği bedelin bir taşınmazın değerinden fazla olduğu halde üç taşınmazın birden tapularının iptali ile davacı adına tescili talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının ING bank borcu için 34.500,00 TL verdiğini, bu ipoteğin kaldırıldığını ancak tapuda HSBC'ye olan borcun ortaya çıktığını, müvekkilinin bu konuda yanıltıldığını, davacı şirketin müvekkili şirketten hiç bir talepte bulunamayacağını, aksine davacının borçlu çıkacağını zira protokole göre ödenecek tüm haciz, ipotek ve fek ücretlerinin davacı şirkete ödenmesi kararlaştırılan meblağdan düşüleceğinin kararlaştırıldığını savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokole istinaden 16.04.2014 tarihinde devir işlemlerinin yapıldığı, dava konusu 1480 parsel 1 no.lu bağımsız bölümdeki taşınmazın tapu kaydında 04.05.2010 tarihinde HSBC Bank A.Ş. lehine tesis edilmiş 400.000,00 TL bedelli ipotek tesis işleminin yapıldığı, dava konusu 1466 parsel 5 no.lu bağımsız bölümde HSBC Bank lehine 04.05.2010 tesis tarihli 400.000,00 TL bedelli ipotek tesisi olduğu, dava konusu 1466 parsel 6 nolu bağımsız bölümde HSBC Bank lehine 04.05.2010 tarihli 400.000,00 TL bedelli ipotek tesisi olduğu, yine aynı kayıt üzerinde HSBC Bank lehine 07.07.2014 tarihli 300.000,00 TL bedelli ipotek tesisi bulunduğu, diğer dava konusu 5 no.lu bağımsız bölüm ve 1 no.lu bağımsız bölümlerde de 300.000,00'... TL'lik HSBC Bank lehine borçlusu Pınarbaşı San. Tesisat Ltd. Şti. olan 07.07.2014 ipotek tesis tarihli takyidatlar bulunduğunun görüldüğünü, tapu kayıtlarında HSBC lehine olan takyidatların satış öncesinden beri halen devam ettiğinin dosya içersindeki belgelerden anlaşıldığı, ING Bank Yalova Şubesi Nezdindeki, Pınarbaşı San. Ltd. Şti.'ne ait 7317074 no.lu ticari mevduat hesabından 16.04.2014 tarihinde 34.500,00 TL meblağ ... ... hesabına "Yapı ... Bakiye Borç Pınarbaşı" şeklindeki açıklama ile havale gönderildiği, Yapı ... firmasının bakiye borcunun ödenmesini teminen Pınarbaşı Ltd. Şti. tarafından 34.500,00 TL'nin ödenmiş olduğu, toplamda 88.950,00 TL'nin de ödenmiş olması ile bakiye 150.000,00 TL ödemesi kaldığı, 88.950,00 TL'ye dair faturanın düzenlenip davalı şirkete ibraz edildiği, davalı şirketin faturaya itiraz etmediği, sözleşmede tapu devir harcı ve kooperatif aidatlarının yarı yarıya ödenecekken tamamının davacı tarafça ödendiği, davacının bu kalemden de 3.233,50 TL alacağının olması nedeniyle tarafların aralarında yaptıkları sözleşmeye istinaden davacının 153.233,50 TL alacağı olduğu, bu alacak kalemi üzerinden davacının ıslah dilekçesini ibraz ettiği, tarafların ticari şirket olması nedeniyle ticaret kanunlarına göre basiretli iş adamı olarak yaptıkları iş ve işlemlerin sonuçlarını kavrayabilecek nitelikte olması, tapu kayıtları incelendiğinde ipoteğin fark edilip sözleşmede ayrıntılı olarak yer alması gerekirken sözleşmede sadece ING Bank lehine ipotek tesislerinden bahsedildiği, diğer takyidatlarla ilgili genel bir ibarenin bulunduğu, davalı tarafın HSBC Bank lehine olan ipoteklerin ödendiğine dair savunmasının yeterli görülmediği ve alacak borç kaleminde değerlendirme yapılmadığı, protokolde yer ... tapu harçlarının ve kooperatif aidatlarının yarı yarıya ödeneceği şeklindeki hüküm de nazara alınarak bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 153.233,50 TL üzerinden hüküm kurmak gerekirken sehven 150.223,50 TL üzerinden hüküm kurulduğu, kısa karar ile gerekçeli kararda çelişki olmaması için gerekçeli karara kısa karardaki şekliyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; geçen süre zarfında HSBC Bank A.Ş'nin alacağını ... Nikelay'a devretmesi sonucunda dava konusu taşınmazların temlik alacaklısı ... Nikelay tarafından satışa çıkarıldığını, müvekkili şirketin ise satışa engel olmak amacıyla 24.05.2018 tarihinde 600.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin dava konusu taşınmazlar için 16.04.2014 tarihinde 88.950,00 TL, 24.05.2018 tarihinde 600.000,00 TL ödediği, müvekkili şirketin borcunu ortadan kaldırır nitelikte yapmış olduğu ödemelerin gerekçeli kararda da açıklandığı şekilde değerlendirilme konusu yapılmadığını, ancak protokol hükmü uyarınca bakiye bedel söz konusu ise davacı şirkete ödeme yapmakla yükümlülüğün söz konusu olduğunu, ne var ki HSBC Bank A.Ş.'ye olan borcun tarafların sözleşme ile kararlaştırılmış oldukları toplam sözleşme bedelinin çok üstünde olduğu için davacı şirkete ödenecek bir bakiyenin de söz konusu olmadığını, davacı şirket tarafından tüm takhidatlar kaldırılmış olsaydı bu durumda müvekkili şirketin sözleşme ile kararlaştırılan 202.500,00 TL'den ödemiş olduğu 88.950,00 TL'yi düştükten sonra bakiye tutarı ödemekle yükümlü olacağını, ancak söz konusu taşınmazlar üzerindeki haciz ve ipoteklerden bağımsız olarak devir yapılmadığından, müvekkili şirketin HSBC Bank A.Ş. nezdinde ipotek borçlusu konumuna geçtiğini, müvekkilinin temlik alacaklısı ile anlaşma sağladığını, temlik ... ile yapılan 24.05.2018 tarihli protokol dahilinde 600.000,00 TL ödeme yapılarak iş bu taşınmazlarla ilgili satışın düşürüldüğünü, mahkemece temlik alacaklısına yapılan ödeme ile davacı şirketin borcunun devam ... etmediği hususunun araştırılmadığını, en kötü ihtimalle davanın konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken çelişkili karar verildiğini, yerel mahkeme kararı ile taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin dışına çıkıldığını, yargılama sırasında yapılan ödemelerin değerlendirilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ödemeye mahkum edildiği tutarı kabul etmediklerini, KDV'nin müvekkili şirket tarafından ödeneceğine dair bir ibare söz konusu olmadığını belirterek, verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve taraflar arasındaki protokole konu edilen taşınmazlar üzerine HSBC tarafından konulan ipoteğin protokol tarihinden öncesine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki protokole göre mülkiyetin üzerindeki takyidatları ile birlikte devredildiği, ancak tüm ipotek haciz ve fek bedellerinin Yapıtek İnşaat. Turizm Şirketine ödenecek bedellerden düşüleceğinin kararlaştırılması karşısında, bilirkişilerce dava tarihi itibariyle HSBC Bank. A.Ş.'nin toplam alacağının 621.724,70 TL olarak tespit edildiği, 600.000,00 TL bedelin davalı ... San. Şirketi tarafından temlik ... alacaklıya banka havalesi yoluyla ödendiği, bu haliyle davacının kestiği faturanın üzerinde davalı tarafça ödeme yapıldığı, davacının davalıdan talep edebileceği alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 4 üncü paragrafının “gayrimenkulün kaydı üzerindeki haciz ve takyidatlar” vurgusu ile ING banka yapılacak ödemeye özgülendiğini, tarafların iradesi ile HSBC bankasına olan borcun zikredilmediğini, bu nedenle davalının haberdar olmadığına dair beyanının gerek dışı olduğunu, 2018 yılında dava devam ederken HSBC bankasının alacağı temlik etmesi üzerine, gayrimenkullerin elinden gideceği kaygısıyla davalı tarafça temlik alacaklısına ödeme yapılarak devir alındığını, davalıya kesilen faturanın üzerinde davalı tarafça ödeme yapılması, davalının mülkiyetleri üzerindeki takyidatları ile devralmasının ve 4 yıl geç ödemiş olmasının doğal sonucu olduğunu, buna göre sözleşmedeki açık ifadelere rağmen, ... ve ortak irade aranmadan, davalının temlik alacaklısına fazla para ödemiş olmasının sorumlusu müvekkiliymiş gibi her hangi bir alacağı olmadığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davacının taşınmaz satışı nedeniyle davalıdan bir alacağı bulunup bulunmadığına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.