İtirazın reddi
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 3.150,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Konak İlçe Emniyet Müdürlüğüce düzenlenen 10.03.2021 tarihli ve 5266 sayılı idarî yaptırım karar tutanağına karşı yapılan başvurunun süre yönünden reddine dair İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.08.2021 tarihli ve 2021/3510 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.09.2021 tarihli ve 2021/4792 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.04.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/67014 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/67014 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Konak İlçe Emniyet Müdürlüğüce düzenlenen 10/03/2021 tarihli ve 5266 sayılı idari yaptırım kararı kabahatlinin adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2.maddesindeki,“Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda; itiraza tabi olan idari para cezası karar tutanağının itiraz edenin mernis adresine 07/04/2021 tarihinde doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ işleminin yapıldığı, bu şekilde yapılan tebliğin geçerli sayılamayacağı ve bu nedenlerle itiraz edenin 29/06/2021 tarihli dilekçesinin öğrenme tarihi olarak kabul edilip esasa ilişkin inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE,
2.İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.09.2021 tarihli ve 2021/4792 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.