Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları ...'in 624 ada 6 parsel sayılı taşınmazı ile... plaka sayılı traktörünü davalı oğlu ...’e, 1530 ve 9 sayılı parsellerini davalı gelini ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemlerin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuşlar; bilahare 01.09.2005 tarihli dilekçe ile 9 sayılı parsele ilişkin isteklerini atiye bıraktıklarını bildirmişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine dair verilen ilk kararın Dairece “elbirliği halinde mülkiyet söz konusu olup, iştirakin sağlanması” gereğine değinilerek bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacıların isteklerini miras paylarına hasretmelerinden sonra davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün Dairece bu kez “eksik soruşturma ile yetinilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı” belirtilerek bozulması neticesinde bozma ilamına uyulmuş ve sonrasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar bu defa da Dairece “…mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre, tarafları lehine usulü kazanılmış hak doğacağı kuşkusuzdur. Ne var ki; mahkemece bu temel usul kuralı gözardı edilerek bozma kararını karşılar şekilde gerekli araştırma ve soruşturmanın yapıldığı söylenemez. Hal böyle olunca; bozmada değinildiği biçimde tarafların tüm delillerinin toplanması, yeniden keşif yapılarak taşınmazların akit tarihindeki gerçek bedellerinin saptanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, miras bırakanın gerçek irade ve amacının duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yönler hususunda durulmaksızın yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde, traktörle ilgili davanın reddine, 9 parsel yönünden davanın atiye bırakılmasına, diğer dava konusu parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak,...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.02.2003 tarih ve 160-158 sayılı veraset ilamına göre, davacıların miras payları 3/16'ar olmasına rağmen, kabul kapsamındaki 624 ada 6 parsel ile 1530 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davacılar adına 1/4'er hisse oranında tescile hükmedilmiş olması isabetsizdir.

Ne varki, anılan bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 3. bendinde yer alan 1530 sayılı parselle ilgili bölümdeki "... her birinin hissesi 1/4 olmak üzere davacılar ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine "... herbirinin hissesi 3/16 olmak üzere davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye 7/16 payın davalı ... üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin yazılmasına; yine aynı bentte yer alan 624 ada 6 parselle ilgili kısımdaki "... aynı şekilde hisseleri eşit olmak kaydıyla 1/4 hisse olarak davacılar ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" şeklindeki kelimelerin hükümden çıkartılarak yerine "... aynı şekilde hisseleri eşit olmak kaydıyla 3/16'er hisse olarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye 7/16 payın davalı ... üzerinde bırakılmasına" sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.