SAYISI: 2018/86 E., 2021/432 K.
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve asıl davada davalı ..... Eğitim Kurumlar Ltd Şti vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline KOBİ paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan iş yerinde, davalının dersliğinden geçen kalorifer tesisatının su sızdırması nedeniyle zarar meydana geldiğini, zarar bedeli olarak sigortalıya 11.773,50 TL ödendiğini belirterek ödenen bu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline sigortalı bulunan işyerinde 24.08.2013 tarihinde davalının dersliğinden geçen kalorifer tesisatının patlaması sonucunda meydana gelen su kaçağı nedeniyle sızan suyun sigortalı iş yerinde hasar meydana getirdiğini, davalı ...'in kat maliki olduğunu, hasar sebebiyle 09.10.2013 tarihinde 11.773,50 TL hasar bedeli ödendiğini belirterek 11,773,50 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, kalorifer tesisatının patladığı iddia edilen taşınmazda müvekkilinin kiracı olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği üzere taşınmazda birden patlama meydana geldiğini bu hususta müvekkiline önlem alması için malik tarafından bildirim yapılmadığını, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu olmadığını, malikin sorumlu olduğunu, görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, taleplerin zamanaşımına uğradığını, aynı talep ile ilgili olarak kiracı Uğur Dershanesine karşı Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/18 Esas, 2015/1394 Karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu ve kesinleşmediğini, sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, yine Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1054 Esas, 2017/1547 Karar sayılı dosyasında kat malikine karşı dava açıldığını ve davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiğini, kararın kesinleşmediğini, sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, malikin kusursuz sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, TBK'nın 318. maddesi gereğince kiracı Uğur Dershanesinin taşınmazda oluşan arızayı müvekkiline bildirmediğini, TBK 69. maddesine göre müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın zaman aşımı sebebiyle ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir .
Mahkemenin 22.12.2015 tarihli ve 2015/18 Esas, 2015/1394 Karar sayılı kararı ile; oluşan zararda kiracı konumunda bulunan davalının kusurunun olmadığı, tesisatın bakım, kontrol ve onarımının yapılmasının malike ait olduğu, davalı kiracının kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarih ve 2019/4892 Esas, 2020/4468 Karar sayılı ilamında;
"Mahkemece hükme esas alınan 01.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının sigortalısının iş yerinde meydana gelen hasarın nedeni olarak, "davalı ...'nin dersliğinden geçen kalorifer tesisatının patlaması sonucunda meydana gelen su kaçağı nedeniyle sızan suyun binanın 2. ve 3. katlarından sızarak, sigortalı işyerinin alçıpan asma tavanı üzerinde yer alan klima ve spot aralarından sigortalı işyerine sızması" gösterilmiştir. Anılan bilirkişi raporunda derslik içerisinde yer alan kalorifer tesisatının patlamasına neden olan aksaklığın, yapımından ve esaslı bakım gibi bina malikinin sorumluluğu olan (T.B.K. 69. mad.) tesisattan mı yoksa davalı dersanenin rutin bakım yaptırma kapsamına giren ihmalden mi kaynaklandığı TBK. 299 ve devamı maddelerine göre açık ve anlaşılır bir biçimde belirlenmemiş, yalnızca kat içerisinde bulunan tesisatın patlaması sonucu olayın meydana geldiği anlatılmıştır. Meydana gelen zararlardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından bu hususun açıkça değerlendirilmesi gerekmektedir. Hal böyleyken mahkemece, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava halefiyet ilkesine dayalı açılmış olduğundan davacının öncelikle sigorta poliçesi kapsamında zarar bedelini ödediğini ve dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu ispatlaması gerektiğini, dosyaya zararın ödendiğine ilişkin ödeme belgesi sunulmadığı, yine dava dışı sigortalıdan alınmış ibraname de sunulmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan ödeme listelerinin davacı ... şirketi tarafından tek yanlı hazırlanan listeler olduğu ve kesin şekilde ödeme hususunu ispatlamaya elverişli olmadığı, birleşen dosyada da dava dilekçesi ekinde ödeme belgesi/makbuzu bulunmadığı, bozma ilamı öncesi ve birleşen Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/86 Esas sayılı dosyasından davacı vekiline sunulmayan delilleri sunmak üzere kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacının zarar bedelini ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asıl davada davalı ..... Eğitim Kurumlar Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde tüm hasar dosyası ile birlikte ödeme bilgileri ve ihbar föyünün sunulduğu, zarara ilişkin davacı şirket tarafından ödeme yapıldığının aşikar olduğu, birleşen dosyada ön inceleme yapılmış ise de Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1188 esas sayılı işbu dava dosyasında ön inceleme duruşması yapılmadığını, delilleri bildirmek için taraflarına süre verilmediğini, birleşen dosyada dava dilekçesi ekinde sigortalının başvuru dilekçesinde iban numarasının ve banka bilgilerinin mevcut olduğu, davacının belirtilen iban numarasına ödeme yaptığı, mahkemece bu hususun araştırılmadığı, ödeme dekontunun sunulduğuna dair taraflarına kesin süre verilmediğini, bozma ilamı sonrası keşif dahi yapılmadan rapor alındığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Asıl davada davalı ..... Eğitim Kurumlar Ltd Şti vekili temyiz dilekçesinde; iki ayrı dava bulunmakta olup asıl ve birleşen dava yönünden davalılar aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
işyeri sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalıya ödeme yapan davacı sigortacının ödediği bedelin rücuen tazmini talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi.
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı 6100 sayılı Kanun'un 119 ve 120 nci maddeleri gereğince davacının davaya konu vakıalara ilişkin delillerini sunmak zorunda olması, dosya içerisinde dava dışı sigortalısına ödeme yaptığına ilişkin dekont ya da imza içerir belge bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ..... Eğitim Kurumları Ltd Şti vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl ve birleşen davalar ayrı dava olup vekalet ücretine karar verilirken davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücreti verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı ..... Eğitim Kurumları Ltd Şti vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ..... Eğitim Kurumları Ltd Şti vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 6 nolu bendinin çıkarılarak aynı bendin yerine gelmek üzere "Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince hesaplanan 1.740.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarakher biri için ayrı ayrı davalılara verilmesine " ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.