Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1000 TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. HUMK.'nun 4/2 maddesine göre, alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.O halde, mahkemece, davacıdan alacağının tamamı sorularak yada yapılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre öncelikle dava tarihi itibariyle görevli olup olmadığının belirlenmesi ve alacağın tamamına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olmasının anlaşılması halinde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.