Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na (3713 sayılı Kanun) aykırılık ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na (2911 sayılı Kanun) aykırılık suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2017 tarihli kararı ile sanığın 3713 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.07.2018 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak; sanığın suçu ve suçluyu övme suçundan 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar 02.10.2018 tarihinde kesinleşmiş, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesince ihbarı üzerine, dosya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden ele alınmış ve duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda hüküm açıklanmış, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen yasal zorunluluk nedeniyle 25 gün hapis cezası 500,00 TL adli para cezasına çevrilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanığın Suriye'de Kobani bölgesinin bir kısmının ele geçirilmesini protesto etmek amacıyla yaklaşık 200 kişilik bir grup tarafından gerçekleştirilen yürüyüşe katıldığına ve bu sırada "Biji Apo" şeklinde slogan atmak suretiyle yüklenen suçu işlediğine ilişkindir.
Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 215 inci maddesinin birinci fıkrasında sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının " iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiğinden hükümden önce yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.12.2021 tarihli sair yönleri incelenmeyen kararının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.