HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.10.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdur çocuklar Mehmet, Sait Abdullah ve Hüseyin'e karşı çocukların cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır.
2. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi 18.11.2014 tarihli kararı ile sanığın yargılandığı 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinde çocukların cinsel istismarı suçu ile ilgili olarak 18.06.2014 tarihinde yapılan değişiklik nedeni ile Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir.
3. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2019 tarihli kararı ile sanığın, mağdurlardan Mehmet ve Sait Abdullah'a yönelik çocukların cinsel istismarı suçundan beraatine, Hüseyin'e yönelik fiili nedeni ile 4 yıl hapis cezasına mahkumiyetine, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Mehmet ve Sait Abdullah'a karşı fiilleri nedeni ile ayrı ayrı 6 yıl, Hüseyin'e yönelik fiili nedeni ile 9 yıl hapis cezasına mahkumiyetine karar vermiştir.
4. Hükme karşı katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli kararı ile çocukların cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet ve beraat hükümleri bakımından kesin, her üç mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri bakımından ise temyiz yolu açık olmak üzere istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden, müvekkilinin atılı suçları işlediğine dair her hangi bir maddi delil bulunmadığına, mahkumiyet hükmünün soyut iddialara dayandırıldığına, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
sanığın, olay tarihinde 12,13 ve 15 yaşlarında olan üç mağdur erkek çocuğunu sokakta oynarken yemek yemek üzere evine davet ettiği, sanığın ısrar etmesi üzerine mağdurların eve gitmeyi kabul ettikleri, yemek yiyip ardından televizyon seyrettikleri sırada sanığın mağdurlardan Sait Abdullah ve Mahmet’i evin avlusuna çıkardığı, bu çocukların evin dışına çıkmasını engellediği, mağdur çocuklardan Hüseyin’in içeride kaldığı, sanığın kapıyı kapatıp perdeleri örttüğü, cihaza bir cd takarak porno içerikli film açtığı, bir süre sonra mağdurun yanına yaklaşarak yanaklarını ve omzunu öptüğü, tişörtünü yarıya kadar kaldırarak göğüslerini öptüğü iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlilerinin, yaşlı bir şahsın 3 küçük çocuğa cinsel istismarda bulunabileceği ihbarı üzerine sanığın yaşadığı eve gittikleri, kapıyı bir süre çaldıkları, sanığın kapıyı açtıkları, çocuklara evin avlu kısmında bulunan banyoda rastladıkları tutanak altına alınmıştır.
3. Dosyada bulunan arama el koyma tutanağına göre kolluk görevlilerince evde bulunan CD oynatıcısında ele geçirilen CD üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde içeriğinde porno içerikli görüntülerin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Tanık olarak beyanı alınan tutanak mümzii kolluk görevlilerinin tutanak içeriğini doğruladıkları anlaşılmıştır.
5. Sanığın aşamalardaki beyanlarında mağdurlara yönelik suç içeren herhangi bir eyleminin olmadığını, beyan ederek suçlamaları reddettiği, mağdurların olayın yukarıda anlatıldığı şekilde yaşandığını doğruladıkları anlaşılmıştır.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın yaşı küçük mağdur çocukları hile ile kandırarak evine davet ettiği, mağdurlardan Hüseyin'i evin içinde tuttuğu, diğer çocukları ise evin avlusuna çıkardığı, kapıyı kapatıp perdeleri örttüğünü, porno içerikli film açtığı, mağdurun yanaklarını ve omzunu öptüğünü, tişörtünü yarıya kadar kaldırarak göğüslerini öptüğü, mağdurların beyanlarının özü itibariyle birbiriyle uyumlu olduğu, olaya ilişkin ihbar üzerine olay yerine giderek tutanak tutan kolluk görevlilerinin olayı doğrular şekilde beyanda bulundukları, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunma yaptığı, sanığın mağdur ...'e yönelik çocukların cinsel istismarı suçunu işlediği, diğer iki mağdur bakımından bu suçu işlemediği, tüm mağdurlara yönelik tehdit, cebir veya hile kullanmak sureti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, bu suç bakımından Hüseyin'e karşı ayrıca cinsel amaçla işlenme olgusunun da bulunduğunu kabul ederek sanığın her bir mağdura karşı ayrı ayrı cezalandırılmasına karar vermiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, İlk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
Olay ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, temyize konu her üç mağdura yönelik isnad olunan suçların sübut bulduğuna yönelik Mahkemenin kabulü karşısında; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafinin maddi delil bulunmaksızın, soyut iddialarla mahkumiyet hükmü kurulduğuna yönelik temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.