Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın maliki olduğu aracın ehliyetsiz 15 yaşındaki ...'nin yönetimindeyken, 02.02.2013 tarihinde görevli polis memuru olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, sürücünün çarpma sonrası olay yerini terk ettiğini, kazaya karışan aracın davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketince müvekkiline ödenen 18.383,82 TL'nin ihtirazi kayıtla kabul edildiğini, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıların tümünden ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ... ile ...'dan faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'ye velayeten ... cevap dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle davacıya sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle kendilerine rücu edildiğini, manevi tazminat isteminin yerinde olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan 01 ZG 615 plakalı aracın ZMMS poliçesiyle 18.01.2013/2014 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sorumluluklarının maluliyet halinde şahıs başına 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketince davacıya %8 maluliyet oranına göre 18.383,82 TL ödemenin 23.07.2013 tarihinde yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini ve temerrüde düşmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

Davanın açıldığı Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.12.2013 tarih ve 2013/454 Esas, 2013/958 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/111 Esasına kaydedilmiştir.
Mahkemenin 03.05.2016 tarih ve 2014/111 E.- 2016/2791 K. sayılı kararı ile; maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, 22.727,33 TL'nin (davalı ... bakiye poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden davanın ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, 5.000,00 TL tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19010 Esas 2019/8366 Karar sayılı ilamıyla; özetle"... Davalı ...'ye velayeten ...'nin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının kaza tarihinde polis memuru olması nedeni ile geçici iş göremez olduğu dönemdeki zararın belirlenmesi için mahrum kaldığı ek ödemeleri olup olmadığının araştırılması gerektiği, yine davalı ... tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılarak yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan güncelleme yapılarak mahsup edilmesi hususunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 7.689,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak (diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmakla birlikte) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar sigorta şirketi ve Henise Karataş yönünden maddi tazminat yönünden verilen hükmün kesinleşmekle yeni bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat yönünden verilen hükmün kesinleşmekle yeni bir hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 03.05.2016 tarih, 2014/111 E. - 2016/279 K. sayılı ilamda özetle: "... Maddi tazminatın yönünden davanın kabulü ile, 22.727,33 TL'nin (davalı ... şirketinin bakiye poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) dava tarihinde işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" şeklinde karar verildiğini, karara istinaden davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine Ankara 6. İcra Müdürlüğü 2016/11199 sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak ilam doğrultusunda 22.727,33 TL ana para ve buna tekabül eden fer'ileriyle birlikte toplamda 36.433,00 TL'nin 02.06.2016 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, Mahkeme tarafından verilen hükmün 1 ve 3 numaralı bentlerinin birbiri ile çeliştiğini, infazda tereddüt yaratacağını, davada davalılar arasındaki sorumluluğun müşterek müteselsil olduğnun dava dilekçesinde belirtildiğini ve Mahkeme tarafından da müvekkili şirket, müvekkil şirket sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünün hükmedilen maddi tazminat yönünden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, müvekkili şirketin Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/111 E. - 2016/279 K. sayılı ilamına istinaden başlatılan icra takip dosyasına ödeme yapması nedeni ile diğer davalıların da TBK'nun 166. maddesi gereğince borçtan kurtulduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427,428 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,87,89,90,91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları,

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...Ş.'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.