SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ayrıca sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme ve katılanlar ... ile ...'e yönelik yaralama suçlarından cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
2. Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli kararı ile sanıkların atılı tüm suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
1. Sanık ...'in temyiz istemi; bir sebebe dayanmamaktadır.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmediğine, sanıklar arasında iştirak iradesinin olmadığına ve suça yönelik bir eylemin varlığı kabul edilse dahi bu eylemin olsa olsa yaralama suçuna vücut vereceğine yöneliktir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme yapıldığına, sanığın diğer sanıkların eylemine iştirak etmediğine bu hususun tanık K.'nin beyanıyla da sabit olduğuna, mahkeme kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanıkların cinsel amaçla hareket etmediklerine ve katılan hakkında aldırılan doktor raporu ile beyanlar arasında çelişki olduğuna yöneliktir.
1. Dava konusu olay, sanıklardan ...'ın katılan ... ile olaydan önce nişanlı olup nişanı bozdukları, olay tarihinde fikir ve eylem birlikteliği altında hareket eden sanıkların hep birlikte Antalya'dan katılanların ikamet ettikleri Ilgın'a geldikleri, sanıklardan ...'in katılanların ikametinin kapısını çaldığı, katılan ...'nın kapıyı aralaması üzerine sanık ...'in katılanı ittirip cebir kullanmak suretiyle ikamete girdiği, akabinde diğer sanıkların da katılanların rızası hilafına ikamete girdikleri, sanık ...'ın katılan Yasemini darp edip saçından sürüyerek ikametten dışarı çıkarmaya çalıştığı, diğer sanıkların da demir bastonla katılan ...'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, elleriyle katılan ...'yı ise burnunda kırık oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladıkları sesleri duyan komşuların olay mahalline gelmeleri üzerine sanıkların kaçtıkları bu suretle sanıkların fikir ve eylem birlikteliği altında katılanlar ... ve ...'ya yönelik konut dokunulmazlığı ihlal etme, katılan ...'e yönelik teşebbüs aşamasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, katılan ... ve ...'ya yönelik olarak da yaralama suçlarını işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Katılan ... hakkında aldırılan 23.01.2023 tarihli adli tıp uzman raporunda; burun sırtında 0.5 cm'lik çizik, yanak ve omuzlarda ekimoz olduğu, burunda lineer kırık tespit edildiği yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği ve kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin hafif 1/6 derecede olduğu belirtilmiştir.
3. Katılan ... hakkında aldırılan 23.01.2023 tarihli adli tıp uzman raporunda; saçlı deride yaklaşık 2 cm şişlik, üst dudak iç yüzde ise çizik olduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
4. Katılan ... hakkında aldırılan 06.01.2014 tarihli genel adli muayene raporunda; sağ ayak bileğinde ödem ve ekimoz olduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir.
5. Tanık K.D. aşamalardaki beyanlarında; katılanların komşusu olduğunu, katılanların ikametinden bağırma seslerinin geldiğini duyması üzerine olay mahalline gittiğini, tanımadığı iki kişinin katılan ...' nın ikametinden çıktığını ve Yasin'i yaralı vaziyette gördüğünü, şahısların bir araca binerek olay yerinden ayrıldıklarını belirtmiştir.
A. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında kurulan hükümde, tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkumiyet, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçuna ilişkindir.
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, mala zarar verme suçu uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Sanığın söz konusu ilam dışında tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığı anlaşıldığından, bahse konu suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya kapsamı, katılanların birbirleri ile uyumlu beyanları, olay ve olgular bölümünün dördüncü ve beşinci bentlerinde belirtilen belgelerin içeriği ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in bir sebebe dayanmayan, sanık ... müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmediğine, sanıklar arasında iştirak iradesinin olmadığına ve suça yönelik bir eylemin varlığı kabul edilse dahi bu eylemin olsa olsa yaralama suçuna vücut vereceğine yönelik, sanık ... müdafiinin ise eksik inceleme yapıldığına, sanığın diğer sanıkların eylemine iştirak etmediğine bu hususun tanık Kerim'in beyanıyla da sabit olduğuna, mahkeme kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanıkların cinsel amaçla hareket etmediklerine ve katılan hakkında aldırılan doktor raporu ile beyanlar arasında çelişki olduğuna yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli kararında sanık ... ve sanıklar ... ve ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.