Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerinin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum nezdinde 2017/56577 sayılı "Beybi Care+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına davalı şirket tarafından 2015/66077 sayılı "babicare" ibareli markaya dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraz yerinde görülerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu ret kararına yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait 2006/56251 tescil numaralı Beybi ibareli markanın bulunduğunu, bu markanın ... yıllardır kullanıldığını ve tüketiciler tarafından bilinen bir marka olduğunu, davaya konu başvurunun da bu markanın uzantısı ve devamı niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ticaret hayatında bilinen Beybi markasına eklenen, kozmetik alanında birçok şirket tarafından kullanılan “care” kelimesi ile oluşturulan başvuru markasının, bir başka marka olan “babicare” ibareli marka ile iltibas ihtimali doğuracağı gerekçesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, görsel ve işitsel bakımdan yapılacak değerlendirmede, tescili talep edilen markanın müvekkiline ait olduğunun kolaylıkla tespit edileceğini, "Care" sözcüğünün davalı şirketin aidiyetinde olmadığını, kozmetik sektöründe birçok markanın bu sözcüğü ek alarak kullanıldığını, bu sözcük bakımından iltibas ihtimalinin öne sürülemeyeceğini, müvekkiline ait başvuru markasının şekil unsurunu haiz olduğunu, bu unsurun dava konusu markanın ayırt edici niteliğini arttırdığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, davalı şirketin ana iştigal konusunu ilaç üretiminin oluşturduğunu, müvekkilinin ise medikal sarf malzemeleri, cerrahi ve medikal eldivenler üreten bir firma olduğunu, davalı şirkete ait markanın kullanıldığı mal ve hizmetlerin, müvekkiline ait “Beybi Care+” ibareli başvuru markasının kullanıldığı mal ve hizmetlerden farklı bulunduğunu, davalı şirketin "babicare" markası bakımından kullanımının söz konusu olmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019/M-1673 sayılı kararının iptaline, 2017/56577 numaralı marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı adına tescilli "Beybi" ibareli tanınmış markanın bulunmadığını, davacı tarafından daha önce tescil edilen 2006/56251 tescil numaralı “beybi” ibareli markanın yalnızca 10 uncu sınıfta tescilli olduğunu, bu itibarla davacı şirkete ait “beybi” ibareli markaya dayanarak işbu dava konusu markayı tescil ettirmek istemesine dair taleplerin reddinin gerektiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacı şirketin ilk olarak yapılan 2016/38978 sayılı “beybi care+” ibareli marka başvurusunun reddedilmiş olmasına rağmen; reddedilen söz konusu bu marka ile birebir aynı işbu dava konusu 2017/56577 sayılı marka başvurusunda bulunmuş olmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, dava konusu başvuru ile tescil talep edilen 5 ... sınıftaki "Bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, için bezler." malları ile 10 uncu sınıftaki "Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar." malları yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu başvuru ile tescil talep edilen 5 ... sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul yetişkinler ve ... hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." malları 10 uncu sınıftaki "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (kondom/kaput)." malları yönünden ise taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacıya ait önceki tescilli 2006/56251 sayılı marka nedeniyle kazanılmış hakkın bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu iddiasının somut delillerle ispatlanamadığından haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2019/M-1673 sayılı kararının 5 ... sınıfta yer ... "bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamul çocuklar için bezler" malları ile 10 uncu sınıfta yer ... "biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcıları" malları yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescili talep edilen markanın “babicare” adlı marka ile iltibas yarattığı iddiasının haksız ve gerçeklikten tamamen uzak nitelikte olduğunu, her iki marka arasında işitsel ve okunuşsal olarak farklılıklar bulunduğunu, müvekkiline ait "beybi" markasının 2006/56251 tescil numarası ile ... yıllar devam eden tanınmış ve tüketiciler tarafından bilinen bir marka olduğunu, davaya konu tescili talep edilen markanın da “beybi” markasının uzantısı ve devamı niteliğinde bulunduğunu, ayrıca markaya eklenen “care” kelimesinin de yine davalı şirketin aidiyetinde olmayan ve kozmetik alanında bir çok markanın ek yaparak kullandığı ve iltibas iddiasının ileri sürülemeyeceği bir kelime olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kararına esas aldığı bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, müvekkilinin "beybi" markasının kullanımının ispatlı olduğunu, bu markanın müvekkili yönünden kazanılmış hak doğurduğunu, bilirkişilerin iki marka arasında görsel benzerlik olmadığını tespit ettiklerini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ... bir benzerlik bulunduğunu, dolayısıyla bebek ürünleri de dahil ortalama tüketicinin her iki markayı yan yana aynı raflarda görmeleri halinde kolaylıkla yanılgıya düşebileceklerini, aksi yöndeki kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mübrez eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu edilen markaların gerek kendilerini oluşturan kelimelere ayrı ayrı bakıldığında gerekse markaların bütünü ele alındığında birbirinden ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte bulunduklarını, tescili talep edilen "beybi care+" ibaresinin müvekkilinin "babicare" markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasının ve algılamanın "beybi care+" üzerinde yoğunlaşmasının, müvekkilinin marka tescilinden ... haklarının ihlal edilmesine sebebiyet verdiğini, tüm bunların yanında alıcıların mal ya da hizmeti üreten ya da piyasaya sunan iki ayrı işletmenin varlığının farkında olmakla beraber işletmelerden birinin diğeri üzerinde ekonomik, finansal veya ticari etkisi olduğunu düşünmesi halinde işletmelerin karıştırılmasının söz konusu olacağını, davacının aynı ibareye ilişkin olarak ilk başta 2016/38978 sayılı "beybi care+" marka müracaatında bulunduğunu, bu marka müracaatı reddedilmiş olmasına rağmen sonrasında işbu dava konusu 2017/56577 sayılı "beybi care+" marka müracaatında bulunmuş olmasının tamamıyla davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Beybi Care+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet 2015/66077 sayılı "babicare" ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 5 ... sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul yetişkinler ve ... hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." malları 10 uncu sınıftaki "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (kondom/kaput)." malları yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira marka işaretleri arasında yüksek düzeyli işitsel ve anlamsal benzerlik olduğu, redde mesnet markayı oluşturan "babicare" ibaresinin bebek bakımı olarak algılanacağı ve bu nedenle söz konusu markanın bebeklerle ile ilgili ürünler yönünden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğunun kabulünün gerektiği, buna göre başvuru kapsamında yer alıp bebeklerle ilgili olan 5 ... sınıftaki "Bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, için bezler." malları ile 10 uncu sınıftaki "Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar." malları yönünden taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bu mallar yönünden markaların ayırt ediciliklerinin zayıf olduğu gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, eldeki davanın, marka başvurusunun karıştırılma tehlikesi nedeniyle reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla işbu davada marka başvurusunun kötü niyetli olup olmadığının tartışılmasının mümkün bulunmadığı bu nedenlerle davalılar vekillerinin tüm davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddinin gerektiği; davacı vekilinin istinaf istemine gelince, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği, anılan madde kapsamında bir başvurunun reddedilebilmesi için marka işaretlerinin karıştırılmaya yol açacak kadar benzer olmaları dışında, markaların kapsadıkları mal ve hizmetlerin de aynı ya da benzer olmasının gerektiği, somut olayda içinde eczacı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi raporunda açıklandığı üzere başvuru kapsamında yer ... 10 uncu sınıftaki "Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler." malları ile redde mesnet markanın kapsamındaki mallar arasında aynılık ya da benzerlik olmadığı halde, gerekçesi de açıklanmaksızın, bu mallar yönünden de davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı öte yandan, Dairemizin 14.11.2008 tarih, 2008/11505 E., 2008/12839 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, bir işletme tarafından ... süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek, markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren ... markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer ... asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulünün olanaklı olduğu, somut olayda da davacı adına tescilli 2006/56251 sayılı "BEYBİ" ibareli marka bulunduğu, bu markanın tescil tarihinin 18.12.2007 olduğu, dava konusu başvuru tarihi itibariyle ... süredir tescilli olma şartını sağladığı, öte yandan anılan markanın kullanıldığının da dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı,anılan markanın asli unsurunun dava konusu başvuruda da korunduğu, zira anılan markanın asli unsurunu oluşturan "BEYBİ" ibaresine ek olarak Türkçe'de bakım anlamına gelen ve bu anlamı itibariyle ayırt edicilik taşımayan "CARE" ibaresinin eklendiği, dolayısıyla gerek önceki markanın ve gerekse de dava konusu başvurunun asli unsurunun "BEYBİ" ibaresi olup aynı olduğu, "CARE" ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığı ve kimsenin tekeline bırakılamayacak ibarelerden olduğu, dava konusu başvuruda bu ibarenin kullanılması nedeniyle redde mesnet markaya yanaşıldığının da söylenemeyeceği, bu nedenlerle davacı adına tescilli 2006/56251 sayılı marka nedeniyle davacının dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunun, eş söyleyişle dava konusu başvurunun davacının önceki markasının serisi niteliğinde olduğunun kabulünün gerektiği, davacının 2006/56251 sayılı markası nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğu kabul edildiğinden, hangi mallar yönünden bu hakkın geçerli olduğunun da tespitinin gerektiği, davacının 2006/56251 sayılı markasının kapsamında 10 uncu sınıftaki "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet ve cihazlar: Enjeksiyon iğneleri, cerrahi dikiş iplikleri (katgüt), suni solunum cihazları, tansiyon ölçme aletleri, işitme cihazları, tıbbi amaçlı analiz aletleri ve cihazları, tıbbi amaçlı radyolojik cihazlar, röntgen cihazları, röntgen ışını üretme cihazları ve bunlardan korunmak için aletler ve malzemeler... Tıbbi amaçlı ... mobilyalar; sedyeler... Yapay organlar ve protezler: Yapay dişler, yapay gözler, yapay kollar ve bacaklar ... Tıbbi ortopedik malzemeler: Ortopedik bandajlar, tıbbi korseler, varis çorapları, ortopedik ayakkabılar, destekleyici bandajlar ve sargılar, elastik sargılar, kasık sargıları, suspansuvarlar, ortopedik ... ve korseler... Doğum kontrol aletleri: Prezervatifler (condom/kaput), spiraller... Tıbbi amaçlı elektrikli ... ısıtıcıları ve battaniyeler, elektrikle ısınan yastıklar ve örtüler, su yatakları, tıbbi amaçlı yataklar ve havalı yastıklar... Hasta jimnastiği için tıbbi aletler, buhar banyoları, masaj cihazları ve aletleri ... Ameliyathane giysileri, ameliyat başlıkları, ameliyat eldivenleri ve maskeleri, steril örtüler, hasta yatakları için emici çarşaflar, idrarını tutamayanlar için çarşaflar ve ... örtüleri... Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler... Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar" mallarının yer aldığı, dava konusu başvurunun kapsamında yer alıp redde mesnet markanın kapsamında yer olan mallarla benzer görülen malların ise 10 uncu sınıftaki "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (kondom/kaput)." malları olduğu, görüldüğü üzere bu malların tamamının davacının önceki tarihli markasının kapsamında da aynen yer ... mallar olduğu, şu halde taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğu kabul edilen 10 uncu sınıf mallar yönünden, davacının kazanılmış hakkı bulunduğundan, bu mallar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı Kurum ve şirket vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile TÜRK PATENT YİDK'nın 06.03.2019 tarih, 2019/M-1673 sayılı kararının 5 ... sınıfta yer ... "bebek mamaları; kağıt ve tekstilden mamul çocuklar için bezler" malları ile 10 uncu sınıfta yer ... "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (kondom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler." malları yönünden kısmen iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine, markanın tesciline ilişkin talebin söz konusu işlemler idari nitelikte bulunduğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; sonradan yaptıkları ve davaya konu başvuruyla aynı unsurları barındıran 2021/065248 sayılı başvurunun 5 ve 10 uncu sınıflarda kabul ve tescil edildiğini, YİDK kararının fiilen hükümsüz kaldığını, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, şayet aksi kabul edilirse YİDK kararının tamamının iptalinin gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının önceki markasının kazanılmış hak teşkil etmeyeceğini, zira davaya konu başvuruda şekil unsuru eklendiğini, asli unsurun muhafaza edilmediğini, ... ve farklı bir marka imajı oluşturulduğunu, başvurunun davacının 2006/56251 sayılı markasının serisi gibi değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tanınmış markasının olmadığını, dava konusu edilen markaların gerek kendilerini oluşturan kelimelere ayrı ayrı bakıldığında gerek ise markaların bütünü ele alındığında birbirinden ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte bulunduklarını, tescili talep edilen "beybi care+" ibaresinin müvekkilinin "babicare" markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasının ve algılamanın "beybi care+" üzerinde yoğunlaşmasının, müvekkilinin marka tescilinden ... haklarının ihlal edilmesine sebebiyet verdiğini, tüm bunların yanında alıcıların mal ya da hizmeti üreten ya da piyasaya sunan iki ayrı işletmenin varlığının farkında olmakla beraber işletmelerden birinin diğeri üzerinde ekonomik, finansal veya ticari etkisi olduğunu düşünmesi halinde işletmelerin karıştırılmasının söz konusu olacağını, davacının aynı ibareye ilişkin olarak ilk olarak 2016/38978 sayılı "beybi care+" marka müracaatında bulunmuş olup bu marka müracaatı reddedilmiş olmasına rağmen sonrasında işbu dava konusu 2017/56577 sayılı "beybi care+" marka müracaatında bulunmuş olmasının tamamıyla davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Dairemizin 19.09.2008 tarih, 2007/7547 E., 2008/10251 K. ve 14.11.2008 tarih, 2008/11505 E., 2008/12839 K. sayılı ilamları

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.