Esastan ret

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 28.02.2007 tarihli belirsiz süreli Yetkili Servis ve Yedek Parça Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanması akabinde davalı tarafın düzenlediği mimari projeler çerçevesinde satın alınan iki ayrı arsa üzerine ... kamyon servis binası, mekanik ve kaporta olmak üzere iki ayrı yapıdan oluşan bina inşa edildiğini ve müvekkilinin 2007 yılı sonunda ... kamyon yetkili servis belgesi ile İzmit- Başiskele bölgesinde hizmet vermeye başladığını, davalı şirketin, müvekkiline gönderdiği 02.02.2012 tarihli ihtarnameyle 28.02.2007 tarihli sözleşmenin 18. maddesine göre ... taraflı olarak sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, davalının bu ihtarname ile sözleşmeyi ... taraflı feshetmiş olmakla birlikte ihtarnamede yer ... yeniden yapılandırma çerçevesinde oluşturulan ve ihtarnamedeki internet sitesinde belirtilen şartları yerine getiren halihazırdaki yetkili servisler ile de ... ... kamyon yetkili servis sözleşmesi imza edileceği yolundaki beyanı ile hali hazırdaki servislik hizmet veren bayilerini yatırım yapmaya teşvik ettiğini, müvekkilinin de yeniden bayilik sözleşmesi imzalanacağına ilişkin vaadlerine itibar ederek davalının şart ve standartlarına uygun yatırımları yaptığını, davalı şirketin müvekkiline gönderdiği 10.10.2013 tarihli ihtarnameyle daha önceki fesih bildirimini içeren 02.02.2012 tarihli noter ihtarını tekrar etmek suretiyle ... yapılanma içerisinde müvekkiliyle çalışılmasının düşünülmediğini, yetkili servis ilişkisinin 08.02.2014 tarihi itibarıyla biteceğini bildirdiğini, müvekkilinin ise 2007 yılında bayi olmak üzere 2 ayrı bina ve 2012 yılında 1 arsa alındığını ve inşa edildiğini, bayiliğin ... süreli olacağına ilişkin gerek sözleşme ve gerekse davalının söylemlerine güvenerek bu yatırımı yaptığını ve şimdi atıl kaldığını, zarara uğradığını, bu binaların farklı bir iş alanında kullanılabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı yatırımlar ve verdiği hizmet sebebiyle kendi gayreti ile büyük bir müşteri portföyü oluşturduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesi uyarınca tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 28.02.2007 tarihinden bu yana ... Otosan'ın ... marka ağır ticari araçlara ilişkin yetkili servisi ve yedek parça bayisi olduğunu, davacı ile ... marka araçların satışına ilişkin bayilik ilişkisinin kurulmadığını, ... Otosan'ın ağır ticari araç pazarında başarıyı yakalamak amacıyla yurt dışı danışmanlık şirketi ile çalışmalar yaptığını, ... vadeli stratejiler oluşturulduğunu, bu çerçevede şirket yapılanmasında, dağıtım sisteminde ve ürün stratejilerinde ciddi değişiklikler gerçekleştirildiğini, bu stratejik değişiklik çerçevesinde yeniden yapılanmaya karar verildiğini, 2012 Şubat ayında ... ticari ağır araç yetkili servisleri ile yürürlükte olan tüm sözleşmelerin fesih süresinin başlatıldığını ve sözleşmenin 18.2,18.3 maddesine atıf yaparak ilgili yetkiyi servis sözleşmelerini feshettiğini, Rekabet Kurulunun 21.08.2013 tarihli kararı ve yetkili servis ağının grup muafiyetinden yararlandığına oy birliği ile karar verdiğini, bu kararın 08.11.2013 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin kamyon yetkili servislerine gönderdiği 10.10.2013 tarihli bildirim yazısı ile 02.12.2012 tarihli feshi ihbarında belirtildiği üzere taraflar arasındaki iş ilişkisinin 2014 Şubat ayı itibarıyla sona ereceğini, bundan sonraki dönemde ... Otosan'ın ... ağır ticari araç yetkili servis ağını seçici niceliksel esaslarda tesis etmeye karar verdiğini duyurduğunu, 2007 yılında davacı taraf ile olan yetkili servis ilişkisinin, 2014 yılı Şubat ayı itibarıyla sona erdiğini, sözleşmenin feshinin uygun olduğunu, ihbarhamenin tebliğ tarihinden itibaren 2 yıl sonra hüküm ve sonuç doğurmak üzere feshedildiğini savunarak davanın reddini istmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalının e-posta yazısına güvenerek ... bir tesis inşa etttiğini iddia etmiş ise de davacının bahsettiği tesisin kendisine gönderilen 23.02.2012 tarihli e-postadan önceki tarihte 2008 yılında yaptığı, yetkili servis ilişkisinin Şubat 2013 tarihinde son bulduğu, fesih ihbar süresinin 2005/4 nolu Tebliğin 4/4/c hükmüne göre 2 yıl olduğu, davalının da 2 yıl önceden ihbar bildiriminde bulunduğu, fesih sebebi yeniden yapılandırma olarak açıkladığından haksız ve süresinden önce yapılmış bir fesih olduğunun söylenemeyeceği, 28.02.2007 tarihli sözleşmede isteğe bağlı olarak haklı sebep göstermek zorunda olmaksızın sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olunduğu düzenlemesinin mevcut olduğu, bu nedenle fesihte hukuka aykırılık olmadığı, davalı tarafın internet sitesinde yaptığı ilanda; satış bayiliği ve satış standartlarının yenilendiğini, standartlara ilanın altında belirtilen linkten ulaşılabileceğini ve standartlarla ilgili sorular için iletişime geçilebileceğini ilan edildiği, bu ilanın tüm bayilere yönelik şirket sitesinde yayınlandığı, davacıya yönelik sözleşmenin yenileneceği vaadi içeren bir ilan olmadığı ayrıca davacıya gönderilen 10.10.2013 tarihli e-posta sözleşmenin 2 yıl sonra sona erdirileceğinin ve ... yatırım yapılmaması, iş planlanmamasının önemle rica edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının bir arsa kiraladığından bahsedilmişse de davacının böyle bir kiralamadan bahsetmediği gerekçesi ile koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 2007 yılında sözleşme imzalandığını, yetkili servis ve yedek parça bayisi olarak 2008 yılında inşa edilen müvekkiline ait adreste hizmet vermeye başladığını, davalı tarafından e-posta gönderildiğini, 2012 yılında sözleşmelerin toplu fesih edileceğini, ... şartları kabul edenlerle ... sözleşme imzalanacağını, bunun üzerine ... şartları oluşturmak amacıyla gerekli yatırımları yaparak ... bir tesis inşa edildiğini, gerekli şartlar oluşturulduktan sonra davalının, müvekkili ile ... sözleşme imzalamayacağını belirttiğini, bu süre zarfında yapılan tüm yatırımların boşa gittiğini, Mahkemenin bilirkişi raporuna itibar etmeden karar verdiğini, davalı tarafça sunulan kararların somut olaya uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia etmişse de davalının sözleşmeyi, sözleşme şartlarına uygun şekilde feshettiği, feshin hakkın kötüye kullanımı niteliği taşımadığı, davalının ... teknik standartlarının davacı tarafından sağlanmadığı, yatırımın tamamlanmadığının bilirkişi tarafından tespit edildiği, davacının kişilik haklarının zarar görmesinin söz konusu olmadığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin yerinde olduğu, portföy tazminatı talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilince söz konusu yatırımlar yapılırken davalının sessiz kaldığını, davalının fesih ihbarı hakkını kötü niyetli kullandığını, Mahkemece alınan bilirkişi ... ve ek raporunda davalının 02.02.2012 tarihinde gönderdiği ihtarnameye dayanılarak ... standartların yerine getirilmesi halinde yeniden sözleşme yapılacağına güvenilerek yapılmış olan yatırımların karşılığının talep edilebileceği, müvekkilinin 01.01.2013 tarihinden itibaren taşınmazı kiraya verdiği tarihe kadar arsa sahibine ödediği kira bedeli toplamının talep edilebileceği ve 01.01.2013 -10.10.2013 tarihleri arasındaki bina yatırımının ne kadar olduğu tespit edildikten sonra kendisinin bu yatırımında elde edeceği menfaatler, değerlendirme olanakları ve söküp götürebileceği unsurlar hesap edilip yatırım miktarından düşülerek tazminat rakamı hesaplanabileceği, sözleşmenin 02.02.2012 tarihli ihtarname ile feshedilmesinin yanında aynı ihtarnamede ... standartları sağlayan bayiler ile sözleşme imzalanacağı beyanı, bu beyandan sonra Rekabet Kurumuna başvuru yapılması ve lehe çıkan Rekabet Kurulu kararından hemen sonra ... sözleşme imzalanmayacağı şeklinde 10.10.2013 tarihinde ihtarname gönderilmesi, Rekabet Kurulundan aleyhe karar çıkması durumunda mevcut bayilerin tamamen kaybedilmesini önlemek istenmesi hususları nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, sözleşme öncesi sorumluluğun (Culpa İn Contrahendo) somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, dava konusu sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının maddi ve manevi talep etmesinin koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 122 nci ve devamı maddeleri

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.