İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.01.2021 tarihli ve 2020/187 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/266 Esas, 2021/2215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri
Sanığın suçu işlediğine dair aleyhine delil bulunmadığına, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraatine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın mağdurun konutuna penceresine zarar vererek girerek ve mağdura ait malları çaldığı sırada mağdurun kendisini kaçarken ayaklarından yakalayarak sanığı tutması, sanığın bu esnada mağdurun karnına tekme atması şeklindeki eyleminin sanığın eklenen kastı ile hırsızlık suçundan konutta yağma suçuna dönüştüğü, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda sanığın üzerine atılı konutta veya eklentilerinde yağma suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Ancak;
Hüküm fıkrasında konutta yağma olduğu belirtilmesine rağmen temel cezanın tespit edildiği maddenin 5237 sayılı Kanun'un 1491-d maddesi yerine aynı sayılı Kanun'un 149/1-a maddesi olarak gösterilmesi yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Mağdur beyanları, tanık beyanları, olay yeri inceleme ve yakalama tutanağı gibi deliller karşısında, sanığın eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/266 Esas, 2021/2215 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.