Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ödemiş(Kapatılan) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2014/426 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz nedeni, suç tarihinde askerde olması nedeniyle suç işlemediğine, beraati gerektiğine ilişkindir.
1. Katılan ... hakkında 19.12.2011 tarihinde ...ili ...ilçesinde ...plakalı aracın trafik ihlali yapması nedeniyle idari para cezası düzenlendiği, kendisinin ...ilçesinde hiç bulunmadığını beyan etmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında ...İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmada trafik idari para cezasının düzenlendiği tarihte ...plaka sayılı aracın ... adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği, kriminal incelemede ... adına atılı bulunan imzanın ...'ın mukayese imzaları ile farklılıklar gösterdiği, söz konusu imzanın ... eli ürünü olmadığının belirtildiği bu suretle sanık ...'ın kendisine ait aracı kullanırken trafik ihlali yaptığı ancak idari yaptırım tutanağını katılan ...'ın kimlik bilgileri ile imzaladığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istenmiştir.
2. Sanık savunmasında... plaka sayılı aracın kendisine ait olmadığını, bu aracı kullanmadığını, idari yaptırımın düzenlendiği tarihte askerde olduğunu beyan ederek suçu inkar etmiştir.
1. Sanığın suçlamayı kabul etmemesi ve olay günü askerde olduğunu savunması ve buna ilişkin belge ibraz etmesi karşısında; ...Askerlik Şubesinden olay günü sanığın askerde olup olmadığının izin yada raporlu mazereti bulunup bulunmadığının sorularak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre ise;
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ödemiş (Kapatılan) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2014/426 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.