Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın Zer Tekstil İnş. Turizm Ltd. Şti.'ne 08.02.2011 tarihinde kredi kullandırdığını, davalı ...'ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle aleyhine İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2012/7145 esas ve 2012/27703 esas sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, borçlunun haczi kabil malı bulunamadığını, ancak hissedarı olduğu dava konusu şirketlerdeki hisselerini kardeşi davalı ...'a ve eşi davalı ...'a devrettiğini, bu devirlerin genel kredi sözleşmesinin imza tarihi olan 08.02.2011 tarihinden sonra yapıldığını, devirlerin bağış niteliğinde olduğunu belirterek hisse devirlerine ilişkin bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının elinde tasarrrufun iptali davasının ön koşulu olan aciz vesikasının olmadığını, ticaret sicili kayıtlarına bakıldığında müvekkili ... ile ağabeyi ...'ın yıllardır ticari hayatın içinde olup bir çok şirkette ortaklıkları olduğunu, ...'ın ...'ın kızı olduğunu ve onun da aynı konumda olduğunu, adı geçen davalıların kağıt üzerinde şirket ortağı değil gerçek tacir olduklarını, ortaklıkların ve sonraki devirlerin gerçek olduğunu, müvekkilinin çeşitli ekonomik sebeplerle hisselerini sattığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın sahibi olduğu Zer Tekstil'in aciz durumda olmadığını, müvekkilleri ... ve ...'ın yıllardır birçok şirkette ortaklıkları bulunan basiretli tacirler olduklarını, dava konusu olan hisse devirlerinin de müvekkillerinin ticari hayatının bir parçası olup alacaklarına ve edimlerine karşı olarak elde ettikleri haklar olduğunu, yapılan hisse devrinin davacı tarafın borçlarının muaccel olmasından aylar önce yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın davalı borçlu ...'ın kardeşi, ...'ın ise eşi olduğu, 3. dereceye kadar hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama niteliğinde olduğu, tasarrufların borcun doğum tarihinden sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... tarafından davalı ...'a devri yapılan Berfin Tekstil İthalat İhtaracat Pazarlama Limited Şirketi nezdindeki 140 pay hisselerine ilişkin, hisse devri yapılan Evita Tekstil Sanati ve Ticaret A.Ş nezdindeki 3.194.840 adet hisselerine ilişkin, ... tarafından ...'a devri yapılan Yander Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi nezdindeki 1200 pay hisselerine ilişkin ve her iki davalıya hisse devri yapılan Bomonti Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi nezdindeki 360.000 pay hisselerine ilişkin tasarrufların İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2012/7145 ve 2012/27703 nolu takip dosyalarına konu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalılara ait olarak gösterilen payların tamamen yanlış olduğunu, Bomonti Şirketi'nde mevcut 360.000 pay hissenin ...'a devrine dair dosyada hiçbir bilgi veya belge bulunmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de hükmün yanlış olduğunu, her bir davalının kendisi ile ilgili olan dava yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiğini, icra takibinin kesinleşmediğini, ödeme emri tebliğinin usule uygun olmadığını, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, edimler arasında fahiş farkın söz konusu olmadığını, dava şartlarının yerine gelmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu şirket hisselerini devralan davalı 3.kişi ... davalı borçlunun kardeşi, davalı 3.kişi ... ise davalı borçlunun kardeşinin kızı olup, İİK'nun 280/1 maddesi gereğince borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduklarının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İİK'nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278,279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
İİK.'nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Somut olayda; davacı bankanın alacağı; 08.02.2011 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, kredi sözleşmesinin borçlusu dava dışı Zer Tekstil İnş. Turz. Ltd. Şti. olup, müşterek borçlu müteselsil kefili ise davalı ...'dır. Dava konusu edilen tasarruf işlemleri ise davalı borçlu ... tarafından farklı şirketteki hisselerin davalı 3. kişiler ... ve ... Çetin'e devri işlemleridir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalı ... tarafından davalı ...'a devri yapılan Berfin Tekstil İthalat İhtaracat Pazarlama Limited Şirketi nezdindeki 140 pay hisselerine ilişkin, hisse devri yapılan Evita Tekstil Sanati ve Ticaret A.Ş nezdindeki 3.194.840 adet hisselerine ilişkin, ... tarafından ...'a devri yapılan Yander Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi nezdindeki 1200 pay hisselerine ilişkin ve her iki davalıya hisse devri yapılan Bomonti Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi nezdindeki 360.000 pay hisselerine ilişkin tasarrufların İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2012/7145 ve 2012/27703 nolu takip dosyalarına konu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmiş olup, diğer şirket hisseleri ile ilgili davanın kabulü doğru ise de, dosya kapsamında dava konusu Bomonti Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi nezdindeki 360.000 pay hissenin davalılardan ... 'e devredildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge olmadığı anlaşılmış olup, bu durumda mahkemece dava konusu Bomonti Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi'nde davalı borçlu ... tarafından davalı ... 'e yapılan herhangi bir hisse devir işlemi olup olmadığının araştırılarak, böyle bir devir işleminin tespiti halinde şimdiki gibi davanın bu hisseler yönünden kabulüne, yapılan bir devir işleminin tespit edilememesi halinde bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3. Davacının bu davadaki amacı, yaptığı icra takibi nedeniyle alacağını tahsil edebilmek için yapılan şirket hissesi devirlerine ilişkin tasarrufların kendisi yönünden geçersizliğini sağlamak olup, davacının bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğurur. Davada tasarrufun iptali sebeplerinin olması halinde dava konusu şirket hisseleri üzerinde haciz ve satış yetkisine karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece dava konusu davalılar arasındaki şirket hisselerinin devrine ilişkin tasarrufların iptali ile davacı alacaklıya icra takibine konu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4. Kabule göre de; dava konusu şirket hisselerinin devrine ilişkin tasarrufların birden fazla olduğu, borçlu davalı ...'ın kendisine ait şirket hisselerinin bir kısmını davalı ...'a, bir kısmını da davalı ... 'e devrettiği anlaşılmakla, her bir tasarruf için tasarruf konusu şirket hisselerinin devir tarihindeki gerçek değerlerinin alınacak bilirkişi raporuyla tespiti ile, davacının icra takibindeki kesinleşmiş alacak (şayet aciz belgesi var ise bu belgedeki) miktarı nazara alınarak, bunlardan düşük olan miktarı üzerinden, her bir tasarruf grubu için ayrı ayrı harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilip tasarrufları yapan davalıların sorumlu olduğu miktarın ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken davalıların tek vekalet ücreti, harç ve yargılama giderinden sorumlu tutulması da doğru değildir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle res'en, (2) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ... ve ... 'e iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.