Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Kısmen kabul

Davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve yargılama nedeniyle 9.500 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.989,78 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden ise hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekili tarafından süre tutum dilekçesi verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, davacının kusurunun tazminat miktarının hesabında dikkate alınması gerektiğine, tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/491 Esas 2014/641 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli dolandırıcılık suçundan 14.05.2010- 17.08.2010 tarihleri arasında 93 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.02.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ile davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Tazminat davasına dayanak teşkil eden Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/491 Esas 2014/641 Karar sayılı ceza dava dosyasında, davacı ile ilgili gözaltı tutanakları, tahliyeye ilişkin müzekkereler ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneklerinin dosya içine alınmaması ve tutuklulukta geçen sürelerin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek eksik inceleme ile karar verilmesi,

2.Davacının nüfus kaydının ve sabıka kaydının dosya arasına alınmaması,

3.CMK'nın 144/1-a. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün ''Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi' olarak yazılması,

5. Kabule göre de; maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "1.819,70" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "1.989,78" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,

6.Kabule göre de; davacı vekilinin talep edilen maddi ve manevi tazminatlara göz altı tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunduğu, mahkemece davacı tarafın gözaltına alınıp alınmadığı, alınmış ise göz altı tarihi tereddüte yer verilmeksizin tespit edilmeden yalnızca haksız tutuklama tedbiri nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, hükmedilen tazminatlara faiz başlangıcı olarak tutuklama tarihten itibaren faiz işletilmesi,

7.Kabule göre de; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.