2. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) vekili Avukat ...

Davanın reddi

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2014/30739 sayılı ... SÜZME ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin tescilli olan "SÜZME" markasını içerecek şekilde oluşturulduğunu, markanın baskın unsurunun "SÜZME" ibaresi olduğunu, müvekkilinin tanınmış SÜTAŞ markasına dayanan “SÜZME” ve" SÜTAŞ SÜZME” ibareli seri markalarının bulunduğunu, Türk Gıda Kodeksinde “SÜZME” isimli bir peynir türü olmadığını, "Süzme" ibaresinin bir peynir çeşidi ya da peynir üretmek için uygulanan bir yönteme verilen bir ad olarak kabul edilemeyecğini, müvekkilinin hak sahibi olduğu patentli bir yöntem ile ürettiği peynir nevinden ürünler için ilk defa kullandığı bir marka olduğunu, dava konusu markada yer ... "SÜZME" ibaresinin müvekkilinin "SÜTAŞ SÜZME" ve "SÜZME" ibareli markaları ile iltibas teşkil ettiğini, davaya konu markanın tüketici nezdinde müvekkilinin tanınmış markalarını sulandırıcı nitelikte olduğunu, davalı markası ile müvekkilinin markaları arasında işletmesel bağ kurulacağını, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer ... "SÜZME" ibaresinin süt ürünlerinde sıklıkla kullanılan tanımlayıcı bir ibare olduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer bulunmadığını, müvekkili markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu "SÜZME" ibaresinin tanımlayıcı ve tasviri nitelikte bulunduğunu, markalar arasında iltibas oluşmayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “SÜZME” ibaresinin uyuşmazlık konusu 29 uncu sınıfta yer ... “süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)” emtiaları için zayıf karakterli, tanımlayıcı olduğu, dava konusu 2014/30739 sayılı ... SÜZME ibareli markanın, davacı tarafından itiraza ve hükümsüzlüğe gerekçe olarak gösterilen “SÜZME” ibareli markalarla 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa neden olacak bir benzerlik teşkil etmediği, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları şartlarının da oluşmadığı, davalı yanın başvurusunun kötüniyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "SÜZME" ibaresinin bir peynir cinsi olmadığını, anılan ibarenin dava konusu başvuru tarihinden önce müvekkili ile özdeşleştiğini ve ayırt edici hale geldiğini, dava konusu marka ile müvekkilinin "SÜZME" ve "SÜTAŞ SÜZME" ibareli markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin sadece "Süzme" ibaresinden oluşan markalarının bulunduğunu ve anılan markalarının tescilli marka korumasından yararlanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılaştırma konusu markalarında ortak olarak yer ... "SÜZME" ibaresinin uyuşmazlık konusu 29. Sınıf "süt ve süt ürünleri (tereyağ dahil)" emtiası açısından nitelik bildiren bir kelime olduğu, anılan emtia yönünden ortalama tüketicinin bu ibareyi nitelik belirten bir kelime olarak algıladığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2020 tarihli, 2019/2241 E., 2020/368 K. sayılı ilamında da "SÜZME" ibaresinin sayılan mallar bakımından tanımlayıcı olduğunun kabul edildiği, davacının "Süzme" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddiasını ispatlayamadığı, 29. sınıf "süt ve süt ürünleri (tereyağ dahil)" emtiası yönünden taraf markalarının sahip olduğu ayırt edici karakterler ve özellikle davalı markasının içerdiği "..." ibaresi nedeniyle, markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2020 tarihli, 2019/2241 E., 2020/368 K. sayılı ve 10.03.2021 tarihli, 2020/1618 E., 2021/2285 K. sayılı kararları.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.