Davanın reddi
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Divan" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/64944 sayılı " Divane Yapı" ibareli marka başvurusuna önceki tarihli markaya ve internet ... adına iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRK PATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "DİVANE YAPI" ibareli markası ile davacının "DİVAN" asıl ibareli markaları arasında, başvuru markasının kapsamındaki 36 ncı sınıftaki "Sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komiyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetleri." yönünden, ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerliğin bulunduğu, taraf markaları arasında bu sınıfta iltibas koşulunun oluştuğu, kesinleşmiş bir emsal yargı kararında davacının "Divan" ibareli markalarının, otelcilik ve pastahanecilik sektörlerinde tanınmışlık niteliğini haiz olduğunun belirtildiği, bu açıdan yapılan incelemede ise davalı şirketin marka tescil başvurusunda yer ... hizmetlerden, 37 nci sınıf "İnşaat hizmetleri" yönünden davalı şirket başvurusunun, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği, davacı markalarının tanınmışlığına zarar verebileceği ve ayırt ediciliğini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği tespitinin yapıldığı, bu emsal karar da dikkate alındığında, davalıya ait başvuru markasının kapsamındaki 37 nci sınıfta yer ... "İnşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri." yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da davacı yararına oluştuğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 282 nci maddesi uyarınca bilirkişi raporunun bu konulardaki aksi görüşüne itibar edilmediği, bunun dışında kalan mallarda ise mal/hizmet benzerliğinin oluşmadığı, davalı başvurusunun kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2018-M-7085 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2017/64944 başvuru sayılı markanın kapsamında yer ... 36 ncı sınıftaki "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler, Gayrimenkul komiyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri," ile 37 nci sınıfta yer ... "İnşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri." yönünden iptaline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka başvurusu ile davacı markası arasında fonetik, okunuş, genel intiba olarak bir benzerlik bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının davacı yararına oluştuğunun ispatlanamadığını, Yerel Mahkemenin bilirkişi raporunu dikkate almadan ... olduğu ret kararının doğru olmadığını, yine reddedilen kısım üzerinden iki davalı tarafa ... vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf marka işaretleri arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının asıl unsurunun "Divan" ibaresinden oluştuğunun açık olduğu, davalı başvurusunun asıl unsurunun ise "Divane" ibaresinden oluştuğu, "Divan" ibaresi "sedir" anlamına gelirken, "Divane" ibaresinin "deli" anlamına geldiği, dolayısıyla tarafların marka olarak kullanmak istedikleri asıl unsurlar arasında, sadece "e" harfi farklılığından kaynaklanan düşük düzeyde görsel ve duysal bir benzerlik mevcut ise de, anlamsal açıdan taraf markaları arasındaki bu açık ve derin farklılığın, duysal ve görsel açıdan olan bu düşük benzerliği dengelediği ve iltibas riskini ortadan kaldırdığı, nitekim Mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında sigorta ve inşaat hizmetlerinden anlar bilirkişilerin de bulunduğu heyet tarafından da aynı yönde görüş bildirildiği, davacının 2003/09135 numaralı ve "Divanella" ibareli markasının da ibare yönünden de davalı başvurusuyla benzer olmadığı gibi, dava konusu başvuru kapsamında bulunan 36 ve 37 nci sınıf hizmetlerde tescilli olmadığından, dava konusu başvuru ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer görülmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu "DİVANE YAPI" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "DİVAN" asıl unsurlu markaları arasında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tesciline engel olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, müvekkili şirket adına tescilli "DİVAN" markasının otelcilik ve pastacılık alanlarında tanınmış marka niteliğinde olduğunun ve yine 37 nci sınıfta yer ... inşaat hizmetlerinin müvekkili şirketin tanınmış olduğu 36 ve 43 üncü sınıflardaki hizmetler ile aynı sektörel hizmetler olduğu hususunun göz ardı edildiği, oysa ki dosyaya ibraz edilen ve Yargıtay denetiminden geçmiş Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/256 E. sayılı dava dosyasına ilişkin karar ve bilirkişi raporunda, belirtilen hususların açıkça zikredildiğini, keza dosyaya ibraz etmiş oldukları Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından verilen Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/278 E.- 2016/323 K. sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin kararda da açıkça, müvekkili markalarının pastacılık ve otelcilik alanında tanınmış olduğunun ve bu tanınmışlığın 37 nci sınıftaki inşaat hizmetleri bakımından bir tescil engeli olduğunun belirtildiğini, bunun yanında, Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markaları arasındaki açık anlamsal farklılığın düşük düzeydeki görsel ve sescil benzerliğin önüne geçerek iltibas ihtimalini bertaraf ettiği belirtilmişse de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarih, 2020/588 E., 2020/4246 K. sayılı kararınında, düşük düzeydeki benzerliğin de işletmesel bağlantılandırma sebebiyle iltibasa yol açacağının belirtildiğini, bu doğrultuda, gerek taraf markalarında yer ... hizmetlerin benzer olması, gerek müvekkili markasının tanınmışlığı gerekse de her iki markanın ana kelimesinin de "DİVAN" ibaresinden oluşuyor olması karşısında taraf marka işaretlerinin benzer olduğunun açık olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.