SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER: Beraat
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2019/309 Esas, 2020/25 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/623 Esas, 2020/1197 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının kabulüyle hükmün kaldırılarak suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fırkasının (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/623 Esas, 2020/1197 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2021 tarihli ve 2021/18173 Esas, 2021/7996 Karar sayılı kararı ile "Aşamalarda suça sürüklenen çocuklardan ...'in olay anında mağdureye yönelik ...'in gerçekleştirdiği nitelikli cinsel istismar eylemini engellemeye çalıştığına dair savunması ile bunu destekler nitelikte katılan mağdurenin ilk derece mahkemesinde yapılan 12.09.2019 tarihli duruşmada verdiği ‘‘... yapma dedi ama ... dinlemedi’’ şeklindeki ifadesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuklardan ...’in, olay günü ... tarafından işlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna bilerek yardım ettiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1923 Esas, 2022/678 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun savunmalarının çelişkili olduğu, katılan mağdure çocuğun yaşının küçük olduğu ve geçerli bir rızadan bahsedilemeyeceği, suça sürüklenen çocuğun suçunu kolluk ve kovuşturma aşamalarında alınan ifadelerinde ikrar ettiği beyanıyla verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun diğer suça sürüklenen çocuğun eylemine yardım ederek suça iştirak ettiği, cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1923 Esas, 2022/678 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince, öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.