İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama ve hakaret suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan beraat; kasten yaralama suçu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasına yer olmadığına; cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulandığına, alt sınırdan uzaklaşarak ceza verildiğine, suçu işlemediğine ilişkindir.
1. Dava konusu olay; sanığın suç tarihinde evli olduğu katılana şiddet uygulaması nedeniyle katılanın ailesinin evine gittiği, sanık ...'in annesi olan temyiz dışı sanık ...'in katılanı ikna ederek Caner'in ikamet ettiği yere getirdiği ve sanıklar ile katılanın birlikte yaşamaya başladıkları, bir kaç gün sonra katılanın tekrar ailesinin yanına dönmek istemesi üzerine sanık ... ile aralarında tartışma yaşandığı ve Cihangir'in eşine karşı annesi ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan hakkında Yozgat Devlet Hastanesince düzenlenen 19.03.2014 tarihli genel adli muayene raporunda; yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede hafif nitelikte olduğunun beyan edildiği ve katılan hakkında düzenlenen vücut diagramında müştekinin vücudunun bir çok bölgesinde ekimozların ve morlukların bulunduğu tespit edilmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanın beyanı, sanık savunmaları, adli tıp raporu ile tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilerek sanığın birden fazla kişi ile birlikte katılanını rızası dışında cebir ve tehdit yoluyla evde kitlemek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1. Sanık müdafii ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulandığına ilişkin temyiz talebinde bulunmuş ise de; 07.04.2015 tarihli duruşmada ek savunma hakkı verilmiş olduğu anlaşıldığından temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Sanık müdafii, alt sınırdan uzaklaşarak ceza verildiğine, suçu işlemediğine ilişkin temyiz talebinde bulunmuş ise de; sanığın, eşine karşı annesi ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, ayrıca sanığın suçun devamı esnasında kimi zaman silahtan sayılan bıçağı kullandığı, eşine karşı işlediği hürriyetinden yoksun bırakma eylemini 16.03.2014 günü başlayarak 18.03.2014 gününe kadar sürdürdüğü ve 19.03.2014 tarihli genel adli muayene raporuna göre katılanı alı koyduğu süre zarfında darp ettiği anlaşıldığından; birden fazla nitelikli halin birlikte oluşu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2018/2471 Esas sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi