İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli kararıyla sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan beraat kararı verilmiştir.

3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 09.02.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik katılan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, üst sınırdan ceza verilip indirilmemesi gerekirken alt sınırdan ceza verilip indirilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; suç işleme kastı olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay, suç tarihinde sanığın, müştekinin evine balkondan girdiği, bu sırada müştekinin kolluk birimlerine haber verip dışarı kaçtığı, sanığın müştekiyi takip edip zorla aracına bindirmeye çalıştığı sırada kolluk birimlerinin olay yerine intikal etmesi nedeniyle eylemini sonlandırdığı iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanık ile müşteki arasında duygusal ilişki olduğundan müştekinin ilişkiyi bitirmesi üzerine konuşmak amacıyla evine geldiği ve müştekiyi aracına bindirerek götürmek istediği, kastının müşteki ile konuşmak olduğu gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanığın, müşteki ...'a karşı özgürlüğü kısıtlama suçuna teşebbüs eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

A. Katılan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyizi yönünden;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık müdafiinin temyizi yönünden;
Dosya kapsamına göre sanığın müştekiyi aracına zorla bindirmeye çalışarak hürriyetini kısıtlamaya teşebbüs ettiği, müşteki beyanı, sanığın tevil yollu ikrarı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla; sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 09.02.2022 tarihli ve 2020/1021 Esas sayılı kararında katılan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.