Esastan ret
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Aksaray Vergi Dairesi adına Hazine vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ve dedesi olan ...'in 05.10.2018 tarihinde öldüğünü, diğer mirasçıların davayı reddetiklerini ve bu durumun müvekkillerinin velisi ... tarafından sonradan öğrenildiğini, davacılar murisinin vefatı sırasında çok sayıda borcu bulunduğunu ancak borcu ödeyecek yeterli mal varlığının bulunmadığını, terekenin borca batık olduğunu belirterek, mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili 24.09.2019 tarihli cevap dilekçelerinde özetle; yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğunu ve davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın yasal süre geçtikten sonra açıldığını, davacıların miras bırakanlarından aldıklarının, borca batıklığın mahkemece araştırılması gerektiğini, terekenin borca batık olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2021/177 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararı ile; "... murisin vefat tarihi itibariyle ödemeden aczinin açık ve terekesinin açıkça borca batık olduğunun sabit olduğu, davacıların da murisin terekesini sahiplendiğini gösterir davranışlarının bulunmadığı..." gerekçeleriyle davanın kabulü ile muris terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın davacılar tarafından hükmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü adına Hazine vekili, davalı ...Ş vekili ve davalı ... Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davalı Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü adına Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu dava sonucu vergilerin tahsil edilmemesinden kaynaklanan bir hazine zararı ortaya çıkacağını, yerel mahkemenin eksik ve yetersiz inceleme sonucu hüküm kurduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ...Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın yerinde olmadığını, yerel mahkeme dosyasına sunulan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun taşınmazların gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmazların konumu ve niteliği dikkate alındığında belirlenen miktardan çok daha fazla olduğunu belirtmiştir.
3. Davalı ... Başkanlığı vekili ise istinaf dilekçesinde özetle; davanın 3 aylık yasal sürede açılmadığını, davacı taraf müvekkili olan kuruma karşı dava açmış ise de huzurdaki davayı açmada hukuki bir yararı olmadığını, kurumun taraf sıfatının mevcut olmadığını ve davalı sıfatı bulunmadığını, bu nedenle tarafa yöneltilecek bir husumet olmadığından davanın husumet eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, muris ...’in 25.10.2019 tarihli SGK yazısı ile Kuruma Prim ve Gecikme Zammı Borcu 198.300,00 TL bulunduğunu, mahkemenin vermiş olduğu karar ile müvekkili olan kurumun alacağını tahsil edebilmesinin olanaksız hale geldiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/1364 Esas, 2022/1664 Karar sayılı kararı ile; "...murisin terekesinin tespiti için İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma itibariyle murisin terekesinin pasifinin aktifinden açıkça fazla olduğu, bu nedenle terekesinin borca batık olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince TMK'nın 605/2 nci maddesindeki şartların gerçekleştiği benimsenerek mirasın hükmen reddine karar vermiş olmasının yerinde olduğu..." gerekçesiyle davalı vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü adına Hazine vekili ile davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Davalı Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü adına Hazine vekili ve davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sebeplere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci ve 610 uncu maddeleri.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Vergi Dairesi vekili ile davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davalı Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü adına Hazine vekili ile davalı ... Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.