Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, aracın müsadere edilmesi gerektiğine ve aleyhe olan tüm hükümler yönünden re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

2.Sanıkların temyiz istekleri, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen devriye faaliyeti esnasında, Ermişler-Karaağaç Köyü yol ayrımında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, sanık ...'nın da yolcu olarak bulunduğu... plakalı aracın durdurulduğu,
önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka koltuklarının arasında toplam 1456 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanıklar aşamalarda, atılı suçlamayı ikrar etmişlerdir.

Nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın, Dairemizin 18.05.2021 tarihli ilâmı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği ve bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Mahkeme tarafından da nakil aracı ile ilgili temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanıklar hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakları gözetilerek, sanıkların cezalarının 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanıklar hakkında kurulan hükümlerin kazanılmış hakka ilişkin (7) ve (8) numaralı bentlerinin hükümlerden çıkartılarak yerlerine ''İlk hükümde sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararı yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak oluşturduğundan, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezasının 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA, sanığa verilen adlî para cezasının miktarı göz önüne alınarak takdiren taksitlendirilmesine yer olmadığına," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.