İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2018 tarihli ve 2018/2099 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mardin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarih, 2018/195 Esas, 2018/718 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü ve ikinci fıkraları, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi'nin 21.01.2020 tarihli ve 2019/290 Esas, 2020/138 Karar sayılı kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suç vasfında hataya düşüldüğüne,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suç tarihinde mağdur ...'in sokakta yürüdüğü sırada sanığın, mağdurun yanına yaklaştığı ve cebinde bulunan telefonu mağdurun cebinden çıkararak koşmaya başladığı, bu sırada olayı gören mağdur ...'in sanığın peşinden koşarak kesintisiz takip sonucu sanığı yakaladığı, mağdur ...'ın kendisini yakalaması üzerine sanığın bıçak çıkartarak mağdur ...'a doğru salladığı, sanığın bıçak sallanması sebebiyle mağdur ...'ın sanığı bıraktığı ve sanığın kaçtığı, mağdur ...'ın yine sanığın arkasından gittiği ve sanığın 912 no'lu sokak içerisine girdikten sonra ortadan kaybolduğu, mağdur tarafından fotoğraftan yapılan teşhiste sanığı teşhis ettiği anlaşılmıştır.
2. Olaya ilişkin sanık ve mağdurların beyanları tespit edilmiştir.
3. Sanık üzerine atılı suçlamayı aşamalarda kabul etmemiştir.
4. CD incelemesine ilişkin tutanak ile fotoğraftan teşhis tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; hırsızlık olarak başlayan eylemin elde edilen hırsızlık ürünü malın hakimiyet alanına sokulmadan kesintisiz bir şekilde takip yapan mağdura cebir kullanılarak eylemin tamamlanması sebebiyle yağma suçuna dönüştüğü, yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehdidin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerektiği,somut olayda mağdur ...'in sanığın peşinden koşarak kesintisiz takip sonucu sanığı yakaladığı, mağdur ...'ın kendisini yakalaması üzerine sanığın bıçak çıkartarak mağdur ...'a doğru salladığı ve mağdura ait telefonla kaçtığının sabit olduğu anlaşılmakla eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/290 Esas, 2020/138 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.