İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2019 tarihli ve 2018/539 Esas, 2019/319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.06.2020 tarihli ve 2019/2744 Esas, 2020/1013 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Müşteki beyanını destekleyen başkaca delil bulunmadığından sanığın beraatine,

2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanığın olay günü şikâyetçiyi ev bulmak için zeytinlik alana götürüp ele geçirilemeyen silah ile şikâyetçinin üzerindeki 70,00 TL parayı aldığının, kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın, şikâyetçinin yanına geldiği 09 .. ... plaka sayılı motosikletin ruhsat sahibi ...'ın, motosikleti sanığa sattığına ilişkin beyanı üzerine yakalandığı anlaşılmıştır.

3. Müşteki ve tanık Z.K.B.'nin soruşturma evresinde yaptırılan teşhis işleminde kendilerini gasp eden kişinin sanık olduğunu beyan ettiklerine ilişkin teşhis tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanık savunmalarında; 09 .. ... plaka sayılı motosikleti kendisinin kullandığını, o tarihlerde firar olduğu için zeytinlik bölgesinde takıldığını, bazen tanımadığı şahıslar gelerek kendisinden uyuşturucu temin etmesini istediklerini, bu kişilerden parayı alarak ve uyuşturucu getireceğini vaat ederek olay yerinden ayrıldığını, bu kişilerin uzun süre orada beklediklerini görürse kişileri zeytinlikten kovduğunu, kimseye uyuşturucu temin etmediğini, şikâyetçileri gerçekten hatırlamadığını ancak muhtemelen uyuşturucu satın almaya geldiklerini, ifadelerinde de bunu belirtemedikleri için ev bakma bahanesini uydurduklarını, muhtemelen bu yüzden bu şekilde isnatta bulunduklarını, kendisinin kimseyi yağmalamadığını belirterek suçlamayı kabul etmediği, görülmüştür.

5. Tanık Z.K.B.'nin, şikâyetçi beyanı ile uyumlu soruşturma evresindeki anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.

6. T.T. isimli şahsın, abisi sanık ... adına şikâyetçi ...’nun zararını giderdiğine ilişkin 13.05.2019 havale tarihli beyan dilekçesi ve ekinde sunduğu PTT makbuzu ile zararı giderdiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (A) bendinde belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, şikâyetçi ve tanığın beyanları, sanığın savunması, teşhis tutanağı, ödeme makbuzu ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.06.2020 tarihli ve 2019/2744 Esas, 2020/1013 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.